Blogta yayınlanan her türlü içerik; blog yazarının onayı olmadan kullanılamaz.
Profil sitelerinde ogaybende nicki ile hesabım yoktur.

16 Eylül 2014 Salı

24 Bir MiM' in Başına Gelenler

Selam;

Efenim hatırlarsanız Haziran ayında bir mim oluşturmuş, baya bir eşcinsel blogu gezdikten sonra rafa kalkmış idi. Lakin eşcinsel bloglar harici artık nereden fırttı veya birisi görüp aldı ise benim o MiM hetero bloglarına da gitmiş. (o.O)

Tamamen tesadüf eseri kendi mim'imle karşılaşıp cevapları ve yorumları okuyunca ben yandaki velet gibi oldum desem yeridir. Bknz. Temsili :D

Efenim bu mim'i kim hazırlamış, homofobik bir mim (hönk), ötekileştiren mim, kesin bir eşcinsel yazmış, ay sorular hep cinsellik çağrıştırıyo gibi gibi yorum ve yazıları okudum :D löl 

Benim blogumu, yazım tarzımı bilmeyen kişiler için sorular ve cevaplar biraz tuhaf kaçmış olabilir tabii ki. Eşcinseller arasında çok rahatlıkla anlaşılabilecek sorular. :P

Siz merak ettiniz tabi hangi mim di acaba :) Yine benim bol şartlı şurtlu mimlerimden olan şu mim efenim; 



Hani içinde; 

exten next olur mu?, 
İç çamaşırına dikkat eder misiniz?, 
pisuvar takıntınız var mı?, 
eşcinseller narsistmidir?,
harem kursan kimi alırsın,

bla bla soruları olan. Peki diğer hetero diyebileceğimiz bloglar bu sorulara nasıl cevap vermişler, özellikle bizi ilgilendiren kısımları alıp yayınlıyorum. Hem mim cevabı hem de yorum olarak. Bloglardan direk copy-paste yaptığım için bazı yazılar tuhaf gözükebilir.



Mim için düşüncelerim, çoğu blogger'da olduğu gibi baya tuhaf olması. Yani soruları falan görünce ilk bir kalıyor insan. Ama olsun diyerek başlıyorum mime. 

2- Eşcinseller arasında marka takıntısı var mı? Giyimine özen gösteren sadece eşcinseller mi? Dar pantolon giyen biri hakkında hemen eşcinsel bu diye düşünür müsün? Örneğin iç çamaşırı alırken aldıklarına dikkat eder misin yoksa don olsun derli toplu tutsun mu?

Şimdi ilk olarak sorunun çok saçma geldiğiyle başlıyorum. Eşcinseller arasında bir marka takıntısı olduğunu ya da giyimine özen gösterenlerin bir tek onlar olduğunu düşünmüyorum. Belki eşcinsel erkekler diğer erkeklere göre biraz daha bakımlı olabiliyor diye böyle bir önyargı oluşmuş da yanlış bence. Marka takıntısı veya giyime özen gösterme her insanda olabilecek bir şey. Böyle bir ayrıma ne gerek var ki?
Dar pantolon giyen biri hakkında da öyle düşünmem.

8.Sizce eşcinseller narsist midir?

Niye olsunlar ki?
Bir de şu soru tipini sevmedim. "Sizce eşcinseller böyle mi, şöyle mi..."
Ya toplumu niye böyle ayrıklaştırıyoruz ki? Niye illa ki "biz ve onlar" diye bir şey olmak zorunda?

bu da yorumlardan;

Dördüncü Tekil Şahıs16 Haziran 2014 12:11
Teşekkür ederim cevapladığın içiinn :)
Herkes gibi sen de soruları tuhaf bulmuşsun. Neredeyse her soruda bir ötekileştirme ve mantık hatası var :)
Deep'in mimini çok sevimli buldum ben :)

(bu yorum ve diğer yorumlar için açıklayıcı olduğunu düşündüğüm yukarıdaki giriş yazımı okumanız yeterli )


Mim eşcinsellere yönelik sorular içeriyor daha çok.  Tabi ki  bu blogda mim ayrımına yer yok :) 

2-a) Eşcinseller arasında marka takıntısı var mı? 

Bu soru biraz uzun olduğu için ben şıklara ayırdım. Çünkü sorunun uzunluğu sinirlerimi bozdu :D
Her insanın marka takıntısı olabilir. Bunun eşcinseli osu busu falan yok. Eşcinsel tanıdığım kimse olmadı. Eğer bu konuda genel bir takıntıları varsa da bilemiyorum.

    b-)Giyimine özen gösteren sadece eşcinseller mi?

Ne alakası var şimdi allasen. Eşcinseller harika giyiniyor da biz paçoz muyuz yani :D
Tamamen kişisel bir tercih giyime özen göstermek. Eşcinsellikle tabi ki alakası yok. 

    c-)Dar pantolon giyen biri hakkında hemen eşcinsel bu diye düşünür müsün? 

Biraz da pantolonun darlık oranına bağlı  :) Eğer çok darsa tabi ki aklımdan geçer. Geçmez dersem yalan olur :)

8-Sizce eşcinseller narsist midir?

Narsist olmanın da eşcinsellikle yada herhangi bir tercihle alakası yok bence. Tamamen insanın kendi karakterine ve düşüncelerine bağlı. Herkesin narsist olma ihtimali vardır.

Aa bitmiş mim :) İyiydi hoştu da neden sorular eşcinseller şöyle midir böyle midir şeklinde anlayamadım. Belki de toplum önyargılı olduğu için buna yönelik bir mimdi bilemiyorum. Ama herkesin kendi tercihi kendi hayatı. Keşke farklılıklara biraz daha hoşgörüyle yaklaşabilsek.

(aç parantez eşcinsellik bir tercih değildir belirtmeden yorumlar kısmına geçmeyeyim)


Merhaba. :)

Bu mimi yaparken bana fenalıklar geldi. Özellikle 2. Ve 8. soruları yanıtlarken çok sinirlendim. Sanki eşcinseller farklı bir uygarlıktan geliyormuş gibi hissettirmeye çalışmışlar soruları sorarken. Bana öyle geldi.


Yorumların tamamını okumadım ama şimdiye kadar gördüğüm en amaçsız mim. Yine de sabırla yorumlamışsın tebrik ederim. Eşcinselleri yüceltiyor mu toplumdan dışlıyor mu belli değil. Tek kişilik harem olayı da çok ilginçti :)

((o.O) üstüme iyilik sağlık)

MiM i cevaplayan blogger arkadaşlarımızdan çoğu kadın olduğu için tuhaf kaçmış olabilir. Aslında heteroseksüel erkekler nasıl cevaplar vermiş ona bakmak lazım.(BULAMADI) :)

MiM genelde anime severler arasında gezmiş :) Neyse devam edelim;


2. Eşcinseller arasında marka takıntısı var mı? Giyimine özen gösteren sadece eşcinseller mi? Dar pantolon giyen biri hakkında hemen eşcinsel bu diye düşünür müsün? Örneğin iç çamaşırı alırken aldıklarına dikkat eder misin yoksa don olsun derli toplu tutsun mu?

En son gay bara gittiğimde o kadar çok kaytan bıyıklı, kamyon şoförümsü, rakısının yanına peynir isteyen adam vardı ki ortalıkta, "giyimine özen gösteren, dar pantolonlu gay arkadaşlarımız" biz iki kadının etrafına bariyer oluşturup tuvalete yalnız gitmemize dahi izin vermediler. Bir de fırça yedik "Elinize kolunuza hakim olun, seksi dans yapmayın, bu adamlara kadın-erkek-su damacanası farketmiyor" diye.


Soruya çemkirecektim aslında, sonra bütün soruları tekrar okuyunca sanki gay komünitisi kendi içinde sormuş gibi geldi. Neyse efendi gibi cevap vereyim ben. Eşcinseller sadece büyük şehirlerde yaşayan, onur yürüyüşlerinde parlak renkli kıyafetleriyle ortaya çıkan bir "tür" olmadığından ve kasabınız, manavınız da gay olabildiğinden, marka takıntısı vardır, belki yoktur, bilemiyorum. Benim arkadaşlarımın bazıları iyi giyinir hakikaten, iyi işlerde çalışıp iyi para kazandıkları için istedikleri gibi harcayabiliyorlar çünkü. Bazıları da bir pantolon-bir gömlek yaşayıp daha bilimsel işler yapıyorlar. Kişisel kanaatim bu tip soruları eşcinsel yerine heteroseksüel kelimesini koyup bir kere de öyle sormak yönünde, o cevap ne kadar manasız olacaksa bu cevap da o kadar manasız. Zira soru biraz manasız. 


Dar pantolonların cinsel yönelimle ilgisi olduğunu düşünmüyorum. İç çamaşırı alırken, aldığım şeyin iç çamaşırı olmasına azami dikkat gösteririm.

(aç parantez: aslında bu arkadaşımız olayı çözmüş teşekkür ediyorum, hatta yürüttüğü mantıkta çok yerinde. Diğer taraftan gay bar diye mahalle kahvesine mi gitti ne yaptı onu çözemedim ben)

bir erkek blogger da cevaplamış mim'i. Onu da misafir edelim bakalım;


2) Eşcinseller arasında marka takıntısı var mı? Giyimine özen gösteren sadece eşcinseller mi? Dar pantolon giyen biri hakkında hemen eşcinsel bu diye düşünür müsün? Örneğin iç çamaşırı alırken aldıklarına dikkat eder misin yoksa don olsun derli toplu tutsun mu?

Marka takıntısının yönelimlerle ya da cinsiyetle filan ilgisi olduğunu sanmıyorum. Biraz insanın yapısıyla alakalı. Sosyolog falan olmadığım için bir topluluğa dair büyük tespitler yapamam fakat dışardan gördüğümüz kadarıyla markalara özen gösteriyorlar.

Çevremde bir sürü giyimine özen gösteren erkekler/kadınlar var ve bildiğim kadarıyla eşcinsel filan da değiller. İnsanın içinden gelmeli bu işler. Ben mesela hiç özen göstermiyorum :D Sadece çok özel günlerde (sormayın onları).

Dar pantolonu kim giyer bilemem; ama işi zor söyleyeyim. Bir erkek olarak gözüm yemiyor o işi :D

Don olsun derli toplu tutsun; ama slip giymeyin beyler söyliim de. İlerde "sıkıntı" yaratabiliyormuş. Boxerdan şaşmayın.

7) Pisuvar takıntınız var mı? Beden eğitimi dersleriyle aranız nasıl?

Şu yaşıma geldim böyle şey duymadım arkadaş. Hemcinslerimin böyle bir takıntısı mı varmış? Kim duymuş? Ben de yok bildiğim kadarıyla. Ama vaktiyle bir yerde duymuştum. Ünlülerden (Amerikalı) bazıları evlerine pisuvar koyduruyormuş. Yine de eklemekte fayda var. Kamu spotu niyetine. Pisuvarlar çok sağlıklı değil gençler.



ve bu şekilde gidiyor işte. Genel olarak homofobik bir tavır görmesem bile soruların bir eşcinsel blogundan çıktığını farkedemeyen kişiler genel de "bu ne yia" kafasında takılmışlar. :) bir çok blog yayınlamış hepsini buraya alamayacağım zaten ilgili yorumlardan merak edenler ilgili bloglara gidebilirler. 

Yukarıda da belirttiğim üzere;

Eşcinsel bloglar arasından sıyrılıp diğer bloglara kadar gitmesi ve dikkate alınması ilginç, Beni, blogumu ve de yazılarımı, yazım tarzımı bilmeyenler için bu sorular tuhaf gelebilir. MiM deki sorular biz eşcinseller arasında oldukça kolay anlaşılabilecek cinsten sorular. Ayrıca eşcinselleri ötekileştirmek bir tarafa "böyle böyle düşünüyorlar sen bu konuda ne dersin" vari sorular. 

;)

12 Eylül 2014 Cuma

20 İlişki Esnasında Anal Kilitlenme Oluyor mu?



ahaha başlığa bakıp "yok artık" demeden önce aşağıyı okuyun :)) Maviler şu anki duygularım ;)

anon-53f34ccb439b8: pasıf aktıf
ogaybende: o ne

anon-53f34ccb439b8: sikilen siken
ogaybende: illa bir taraf olmak mı lazım

anon-53f34ccb439b8: ap de var
anon-53f34ccb439b8: siken sikilen
ogaybende: anladım
ogaybende: sen nesin peki

anon-53f34ccb439b8: aktif
ogaybende: gay misin
ogaybende: biseksüel mi

anon-53f34ccb439b8: herkesi beceririm
anon-53f34ccb439b8: kız travesti erkek

ogaybende: anladım benim hiç tecrübem yok ama

anon-53f34ccb439b8: yaş kaç
ogaybende: 19 (yersen :D)
ogaybende: senin
anon-53f34ccb439b8: benımde 19

ogaybende: eee bu yaşta nasıl o kadar tecrüben oldu
anon-53f34ccb439b8: 2 erkek 2 travesti
anon-53f34ccb439b8: kızların sayısını bılmıyorm :D
ogaybende: :P

anon-53f34ccb439b8: hiç götüne parmagını soktunmu
ogaybende: neden sokmam mı gerekiyor  (ahahah kezbanlık forever)

anon-53f34ccb439b8: dener insan yanı zevk alıyormuyum almıyorum dıye
ogaybende: anladım bilmem hiç denemedim ama alırım sanırım 
ogaybende: bana öyle geliyor yani
ogaybende: sen hiç soktun mu

anon-53f34ccb439b8: yok
ogaybende: hımm neden aktif olan tabi
ogaybende: düşünmez öyle şeyi doğru

anon-53f34ccb439b8: kamera
anon-53f34ccb439b8: var mı
ogaybende: kamerasız bilgisayar mı var :)

anon-53f34ccb439b8: açalım mı benımkını gormek ıstermısın :)  (o.O)

ogaybende: bir şey daha sorucam peki aktifken hiç kilitlenme oluyor mu
anon-53f34ccb439b8: nasıl yanı
ogaybende: geçen bir arkadaş demişti korkmuştum pasif olan heyecan ve stresle kasıyormuş kendini ve öyle kalıyormuş (puhahahaha)

anon-53f34ccb439b8: yok be :D
ogaybende: bilmeyince :/

anon-53f34ccb439b8: kamerada
anon-53f34ccb439b8: götünü
anon-53f34ccb439b8: gösterırmısın

ogaybende: neden ki?
ogaybende: fark edermi göt göttür işte :D (ahahaha)

anon-53f34ccb439b8: olsun
anon-53f34ccb439b8: sana götüne parmak sokmayı ogretırım
anon-53f34ccb439b8: alışırsın .D

ogaybende: hımmm
ogaybende: parmak ile sik çok farklı ama ya parmakla nasıl kıyaslanır ki (ahaha kezbaius forever)

anon-53f34ccb439b8: parmakla alışırsın
anon-53f34ccb439b8: direk büyük birşey girerse nebılım belkı acı olabılır :D
ogaybende: büyük derken :D 
anon-53f34ccb439b8: parmak kac cm yarrak kac cm :D 
ogaybende: ahaha anladım :))

anon-53f34ccb439b8: hadi
anon-53f34ccb439b8: ver skype acak

ogaybende: şu an salondayım ve güleceksin ama annem arkada fasulye ayıklıyor :D (lol)
ogaybende: ekranda görürse sorun çıkar
ogaybende: biraz sonra mutfaga geçer

anon-53f34ccb439b8: baska odaya geç
ogaybende: masaüstü pc nasıl taşıyayım :D

ogaybende: peki hiç seninle ilkez birlikte olan birisi oldu mu
anon-53f34ccb439b8: nası
ogaybende: tecrübeli pasif ile ilk kez pasif olan farklıdır yani
anon-53f34ccb439b8: yok olmadı
anon-53f34ccb439b8: belkı sen olursun :p
ogaybende: :)) ama tecrübe
ogaybende: yani o pasifliği iyice öğrenmiştir (o nasıl bir şey oluyorsa artık :D)

anon-53f34ccb439b8: ne varkı be pasıflıkte :)
ogaybende: parmak diyosun sik diyosun kafam karışıyo :D (loool)

anon-53f34ccb439b8: bak sımdı :D 
anon-53f34ccb439b8: git bi parmagını sokmayı dene 
anon-53f34ccb439b8: bide evde büyük birşeyi sokmayı dene anlarsın :D
anon-53f34ccb439b8: içine ilk once 20 cm almak mı ıstersın 10 cm :D

(evde böyle saçma sapan şeyler denemeyin)

ogaybende: 20 cm sik mi olur be
anon-53f34ccb439b8: olur tabi :D
ogaybende: zenci ise olur :D
anon-53f34ccb439b8: benımkı 17 :D 

ogaybende: prostata kim baskı yapsa hoşuna gider yani hetero bir erkek veya full aktif bir erkek bile parmağını soksa hoşuna gider bence (full aktif ahahah)
ogaybende: sen gay misin peki?

anon-53f34ccb439b8: yok degılım
anon-53f34ccb439b8: ama yaparım :D

ogaybende: o nasıl oluyor ya gay olmayan birisi bir erkek ve bir erkekle yapacak ?
anon-53f34ccb439b8: ama oncelık kız ve travesti :D

ogaybende: gay pornosu izliyor musun?
anon-53f34ccb439b8: yok
anon-53f34ccb439b8: igrenç gelıyo 
anon-53f34ccb439b8: bır erkekle opusmek ıy hıc sevmem :D

ogaybende: o zaman nasıl bir erkekle birlikte olucan

anon-53f34ccb439b8: işte
anon-53f34ccb439b8: yalaması ve sokmam 

ogaybende: haa sen hiç bir şey yapmıcan o seni yalıcak vs öyle mi
anon-53f34ccb439b8: yes :D

ogaybende: hımmm böyle bir erkek nereden bulucan ya bence sen hiç bir erkekle birlikte olmadın
ogaybende: onun sikine de mi dokunmazsın hiç
anon-53f34ccb439b8: dokunurm yalarım

ogaybende: e tamam bence sen biseksüelsin
anon-53f34ccb439b8: ne alaka :D
ogaybende: sonuçta bir erkekle birlikte olabiliyorsun
ogaybende: sadece sikiciyim ben demek kendini kabullenmemek demek

ve arkadaş sohbeti kapattı. Bunu niye paylaştım dikkat edin kimlerle görüştüğünüze, bu tarz piyasa elemanları da var. Ve en olmadık yerde homofobileri hortlayıp size zarar bile verebilirler. 

Yukarıdaki örnekte de; daha ne olduğunu bilmeyen, içindeki hislerini bastırmış ama azdığı zaman hisleri su yüzüne çıkan, işi bitince de bastırdığı duygularını tekrar eski yerine göndermeye çalışan insansılar "bunun suçlusu sensin" diyerek homofobilerini üzerinize kusabilir. 

10 Eylül 2014 Çarşamba

0 Ai Hen Lan (2011)


Love Actually Suck (o.O)

Yeni bir film ile karşınızdayım efenim. Eğer izlediğim bir film bloguma düşüyor ise bilin ki LGBT içeriklidir. :P Made in PRC :D Çin malı bir filmimiz var bu sefer elimizde. Tam bir aile filmi açın izleyin (yerseniz ahahaha)

Çoğu uzakdoğu filmini izlerken gerek konuşmalarından gerekse ağlıyor mu gülüyor mu üzüldü mü kızdımı mimiklerinden anlayamadığımdan dolayı çabuk sıkılırım :) (Kore filmleri hariç hıh) (korelinin de taşı tam taş oluyoru çirkini de tam çirkin (töbe çirkin demeyelim de arzular şelale dedirtmeyecek diyelim) ortası yok :P)

Neyse film hakkında Türkçe sayfalarda pek bir bilgi yok sonra görürsünüz falan izlemeye kalkarsınız en azından burada bilgisi olsun.

Filmin konusu erm konulu porno :D ahahah

imdb'den film etiktlerine bakarsanız ne dediğimi anlarsınız. Filmde eşcinsel ilişki, (gay- lezbiyen), ensest ilişki, öldüresiye seven ilişki, ölü sevici (yok o kadar değil) töbe töbe her nane var :) filmin derdi neydi ne anlatmak istiyordu bilmiyorum ama sonuna kadar izledim :O film çok ilginç başlıyor aslında spoiler falan değil çünkü filmin gerisinin bu sahne ile bir alakası yok.

Bir düğün, ekrana ise evlenecek olan çiftlerin birlikte çekindikleri fotoğraflar geliyor duygusal duygusal. En sonunda ise ekrana bir cıbıl erkek giriyor bu cıbıl erkeğe de birisi oral yapıyor :O bilin bakalım damat hangisi :D

filmin imdb puanı 4.3 (163 kişi oylamış) benim puanım ise 4 diyelim.


iyi seyirler.




8 Eylül 2014 Pazartesi

17 Abla Ben Eşcinselim Erkeklere İlgi Duyuyorum



Herşey lise çağlarındaki arayışlarımın farklı oldugunu sezinlememle başlamıştı. Ne yapılır böyle durumlarda? Kime ne söylenir bilinmezliği vardı içimde. Aileme söylesem ya farklı anlarlar beni yada farklı yaşamaya mecbur bırakırlar diye düşüncelerim vardı. Nitekim sonuçlarına katlanmak gerekirdi diye söyleniyordum içimden. Lise bitseydi de özgürlüğümü kazansaydım düşüncesini beynime kazımıştım ama özgürlügün zor oldugu yerlerde “özgürce yaşamak”lafı ağır geliyordu kimi zamanlar. Hep içimde nükte kalmıştı. 

Açıklamalıyım söylemeliyim birilerine.

Üniversite çağı gelmişti sonunda. Başka bir şehirde başka bir hayata başlamak ne kadar çekici geliyordu. Çocukluğundan vazgeçip artık büyük düşünmeliydim sanırım. O zoraki heteroseksüel hayattan vazgeçip ben olma duygusu vardı hep. Çevremde kendini özgürleştirmiş yaşam biçimleri vardı. Görüyordum onları ama hep tepkilerden önyargılardan ve korkularımdan dolay görmemezlikten geliyordum. Aşık oluyordum ama kendi içimde başlatıp kendi içimde bitiriyordum duygularımı. İçine kapanık yaşam biçimini dışa vurmalıydım. Birisine ihtiyacım vardı. Aslında onunda bana ihtiyacını sezinler gibi olmuştum. Korkuları yenme zamanının geldigini kendime kabullendirip dışa açılma zamanı gelmişti. O zaman bu kadar basit degildi birilerini bulma veya tanışma.

Kendini rahatça ifade eden bir arkadaş vardı okulda. Ona gitmeyi kafama koyup açılacaktım. Yanına yaklaştım ve onla konuşmam gerektigini söyledim. Evine davet etmişti beni. Akşama kadar kararsızlığım yine ön plana çıkmıştı. Gidip gitmemek vardı içimde. Karar zordu ama dogruydu benim için. Gitmeliydim ve ondan bana yardım etmesini istemeliydim. Evine gittigimde güzel bir karşılamadan sonra konumuza gelmiştik. İçimdekileri anlatırken sanki can dostum gibi beni dinliyordu. Evet dedi sende geysin. Ben zaten kabullenme aşamasını çoktan geçtiğimi ama konunun ön yargılar, korkular ve aile baskısı oldugunu söylemiştim. Bana aile olayının zor oldugunu sadece bu yüzden ailesinden ayrıldıgını söylemesi korkularımı arttırmıştı. Bilmeliydi birileri benim eşcinsel oldugumu ve artık biliyordu da. Yeni arkadaşlıklar sayesinde yeniden kendimi bulma vardı artık. Biraz daha rahatlamıştım.

Ailemin yanına gittigimde ise sıkıntılar artıyordu. Beklentileri ve istekleri farklı ama benim yaşadıklarım ve yaşamak istediklerim çok farklıydı. Ailemin bilmesini o kadar çok istiyordum ki ama korkularım yüzünden hep içine kapanık çocuksu tavrımı yansıtıyordum onlara. Okulun da bitmesini hiç istemiyordum. Çünkü okul bittiginde yine üniversite öncesi yaşadıklarım beni bırakmayacak ve eski halime dönmekten korkuyordum. Heteroseksüel yaşam bana göre hiç degildi. Üniversite son sınıfa geldigimde okul bitecek ailemin yanına tekrardan yerleşecem ve zor olan hayata başlama düşüncesi sıkıyordu beni. Ailede benden hariç bir ablamın olması bizimkilerin erkek evladı düşüncesiyle benden beklentilerini artırıyordu. Babam heteroseksüel hayatı benimseyen biriydi. Eşcinselligi bir defa konuşmaya kalkmıştım ki ne oldugunu anlamadan tepkilerin dozunu aşırmıştı. Annemse kendi halinle ev hanımı ama çocukları için hayatını adardı. Ablama açıklamalıydın kendimi.



Ara tatilde ablamla konuşmam gerektigine vardım. Ablama nasıl söyleyecektim konuyu nasıl açacaktım onu bile bilmiyordum. Sıkmacalı bir tavırdan sonra tüm cesaretimle konuşmaya karar verdim. Evde kimse yokken açtım konuyu. 

“Abla sana bir sır verecem ve bunu saklamanı rica ediyorum. Kendimden eminim çok zorluklar çektim söylemek söylememek arasında gidip geldim ama sana güvenmeliyim ve ailemden biri bilmeli bunu o da sensin. Abla ben eşcinselim erkeklere ilgi duyuyorum.” 

diye söyleyince yediğim tokadın acısını hala hissederim. Anlayış gösterecegini bende beklemiyordum ama zor oldu onun içinde. Daha sonraları konuştugumuzda yavaş yavaş oda beni kabullenmişti. Babam bilsemi veya annemin haberi olsa ne derdi diye ikimiz düşünüyorduk artık. Sonra karar aldık onların bilmesi gerekmiyor. Ben hayatımı yaşayacam özgürce ama bu özgürlük kısıtlı olacak. Özgürlügün kelime anlamını yitirdigi yerlerde özgürce yaşam saçma geliyordu bana. Ailemin yanından uzaklaşıp başka bir şehirde çalışıyorum ve yaşıyorum artık.

Babam vefat ettiginde en çok ona kendimi açıklamamak üzmüştü beni. Anneme de geçen sene söylemiştim eşcinsel oldugumu. Kabullenmedi ilk başta 4 ay kadar konuşmadı benle ama evlat tatlıdır anneler için. O da annelik duygularına mı yenik düştü yoksa benim eşcinsel oluşumu mu kabullendi hala bilmiyorum. Söyledigi bir tek kelime sakın Antakya’ya geldiginde bu tavırlarını dışarıya yansıtma oldu. Söz verdim ona özgürlügün kısıtlı oldugu yerlerde artık bende kendimi kısıtlıyorum. Umarım şu son günlerdeki tartışmalar daha fazla saçma olmadan insanların eşcinselleri hastalıklı gösterme çabaları son bulurda toplum kendi önyargılardan vazgeçer ve herkese cinsel eşitlik hakkı tanır. Son olarakta bana göre eşcinselleri hastalıkları gören zihniyetlerin hastalıklı bireyler oldugunu söylemek istiyorum.

Kaynak

Evet konu bana aitmiş gibi giriş oldu ama kaynağını göstermiş olduğum siteye bir arkadaşımızın göndermiş olduğu açılma hikayesi idi. Site admininden izin alarak buraya da aktardım. Malum açılma ile ilgili yazılarımı yeni yazdım ve bununla ilgili dökümanları denk geldikçe sizlerle paylaşıciiim.

5 Eylül 2014 Cuma

9 Kaç Yaşındasın?



Efendim biliyorsunuz ki bir süre önce blogta anket çalışmalarına başladım. Her 15 günde bir ziyaretçilerimize sorular sorup cevaplar bekleyeceğim. :P Anket sonuçlarını bir arada sol üst taraftaki menü altından görebilirsiniz. İlgili yazı için; Tıkla

İlk anketimiz Cinsel Kimliğiniz / Yöneliminiz? idi. Cevapları için Tıkla

Şimdili sorumuz ise yaşınız ile ilgili. Yaş olayı biz gayler içinde önemli aslında. Tanışma sitelerindeki Arayış?' dan sonraki en önemli soru Yaş? (lol) bu sorular ile karşılaşmamanız mümkün değil. 

-  Kaç yaşındasın?
+ Kaç gösteriyorum ihi

-  Kaç yaşındasın?
+ Sana kaç lazım yavrum

-  Kaç yaşındasın?
+ 16
-  aa kezban bye

-   Kaç yaşındasın?
-   29
+  30+ olmasın o?
-   o ne demek?
+  bir çok gay 30 yaşına gelince bir kaç sene 29 da takılı kalırda ondan :D

-  Kaç yaşındasın?
+ 31
-  hımm bi şey mi ima etmeye çalışıyorsun ihi
+ yooo bildiğin 31; 69 yaşına gelince tekrar görüşelim öyleyse :D

gibi gibi.

Bakalım ziyaretçilerimiz kaç yaşında imiş. Ankete katılın hıh.




4 Eylül 2014 Perşembe

0 İlk Anketimiz Sonuçlandı



Bundan böyle Anket Sonuçlarını tek bir sayfa altında toparlayacağım. Üstteki menü çubuğundaki en son menüden ulaşabilirsiniz. 

İlk Anket Sonuçları için;

2 Eylül 2014 Salı

19 The Normal Heart (2014)


Selam;

Filmi birçok yerde görmüş olabilirsiniz evet ve zorla izlettireceğiz :)) pişman olmazsınız. Eşcinseller olarak bugünlere gelirken ne tür badireler atlatıldığını görmek açısından izlenmeli. Şu an da ötekileştiriliyoruz, yok sayılıyoruz çoğu platformda ama eskiden olduğu gibi değil, en azından ABD nin çoğu eyaletinde ve Avrupa da. Milk filmi gibi bir grup aktivist insanın merdivenleri adım adım çıkarak ses getirmeye! çalışma çabaları ve karşılaşılan engeller. 

Bunların yanında film çok çok ayrı değerlendirilmeli. Ölüm var, göz yaşı var AIDS belası var hem de cinsiyet / yaş gözetmeksizin. Film; 80 lerin başında sadece eşcinseller arasındaki bir salgın hastalıkmış gibi görülüp üzerine eğilinmemesi sonucu bugüne kadar gelebilmiş ve halen de ölümlere sebep olan lanet hastalığı gözler önüne seriyor. 

AIDS sonucu ölenleri "eşcinseller, ahlaksızlar kendi ahlaksızlıklarının kurbanı" olarak görmeleri kan dondurucu. Hastalık ortaya çıktığında, milletin bu hastalık hakkında böyle düşündüğü çok güzel gözler önüne serilmiş. Anlaşılan Avrupa, ABD ye göre bu konu üzerine daha ilgili yaklaşmış.

Yeri gelmişken tek eşlilik olayına dikkat edilmeli ve mutlaka kondom (prezervatif) kullanılmalı. AIDS ile ilgili menü çubuğundan giderek diğer yazıları da okuyabilirsiniz.

Filmin bir çok kesim tarafından izleneceğine eminim bunu sağlayacak olanlar ise tabii ki oyuncu kadrosu ve yönetmeni.

Julia Roberts <3
Mark Ruffalo
Matt Bomer <3 <3 <3

Tiyatro oyunu The Normal Heart'ın tv filmi uyarlaması olan yapıtta 80'li yıllarda salgın şeklinde yayılan AIDS virüsüne karşı başlattığı kampanyayla dikkat çeken aktivist yazar Ned Weeks'in hikayesini konu ediniyor. Ned Weeks, erkek arkadaşı Felix ile birlikte bu virüse ve insanların kafalarındaki AIDS imajına karşı esaslı bir başkaldırış öyküsünü ortaya çıkarırlar. Dünyaya göstermeye çalıştıkları şeylerden biri de insanların zannettiğinin aksine AIDS'in eşcinsel birliktelikten doğan bir hastalık olmadığı gerçeğidir. Ned Weeks, kendi adımlarıyla başlattığı bu mücadelede, hastalığa karşı savaşan bir grubu da kurarak önemli bir figüre dönüşür. Beyazperde 



filmden bir kare Bruce rolündeki Taylor Kitsch sinir bozucu derece de Mustafa Ceceli' ye benziyor :)))

Film hakkındaki yorumları okurken bir bloga rastladım; hafifte olsa eşcinsellere karşı ön yargısını yıkmış gibi duran ama alt metinlerde halen bizleri anlayamamış bir blogger arkadaşımızın film hakkındaki düşüncesini de buraya aktarmak istiyorum;

Şahsen ben yıllarca eşcinselliğin değişik yönlerini düşünüp durdum ve kendimce bir sonuç çıkardım. Dünyaya insanlar siyah, beyaz olarak geldiği gibi kadın ve erkek olarak da gelebiliyor; ama bazı insanlar albino (araştırdım soydan geçen bir metobolizma hastalığı imiş) ile bazıları da eşcinsel olarak doğabiliyor. Biz bu insanlara sen niye böylesin deme hakkına sahip miyiz? Siyahilere yıllarca renklerinden dolayı işkence edilmişken yaşanılan bu durum sonradan eşcinsel insanlar üzerine dönmeye başladı. 

Siyahiler nasıl ki renklerinden dolayı isyan etmemeleri gerektiği gibi eşcinsellerinde biz böyle yaratıldık o zaman bize her şey mübah dememeleri gerekiyor. Eziyet edilen siyahilerin sabrı ile eşcinsellerin sabrı kadar bu insanlar karşısındaki tutumumuzda bizim sınavımız. Bu tür konuları tam analiz edebilmek için belki de bir eşcinselle görüşmek ve onun duygu ve düşüncelerini bilmek gerekiyor. Bazı eşcinsellerin bu yola sapmalarının genetik harici olduğunu düşündüğümüzde yeterli eğitim ve bilginin ne kadar önemli olduğunu görüyoruz. Sadece bağırsak sorunundan dolayı kaşıntısı olan, "acaba" sorusuyla tercih değişikliğine giden insanlar olduğunu öğrendiğimde, bu konuya çok daha özenli yaklaşılması gerektiğini bir kez daha gördüm.

Bu türden filmler, bizleri bazı şeylere karşı hazır olmaya iten güzel örnekler olmalarına rağmen, oldukça rahatsız edici olduğunu da söylemeliyim. Film içerisindeki bazı sahneler herkesin kolay kolay kaldırabileceği türden değil. Birçok türdeş film izleyen bendeniz bile filmi bir çok kez bırakmayı düşündü.

diyerek devam etmiş arkadaşımız. filmsanatlezzet adlı blogunda. İlgili yazı kaynağı ise Kaynak

Elbette bu arkadaşı hedef olarak göstermek gibi bir düşüncem yok. Düşüncelerinde tamamen haksız ve eğer bu konuyu merak ediyor ise biraz araştırması gerekecek. Her şeyden önce Eşcinsel olmak bir seçim veya tercih değil. Keşke tercih etmek kadar kolay olsa idi. Yer yüzünde acı çeken, tek başına yaşamak ve ölmek zorunda kalan eşcinseller olmazdı. Canı istediği zaman karşı cins ile evlenmeyi tercih ! edebilirlerdi. Eşcinsellik bir genetik bozukluk ve hastalık olmadığı gibi bir tercih değil yönelimdir. Filmdeki iki erkeğin öpüşmesi veya yataktaki rollerinden ziyade arada işlenen Aşk'ı görmek tüm önyargılardan kurtulmak için bir adım olsa gerek.

Filme ait detaylı ve güzel bir başka inceleme yazısı için ise Sevgili Nick Smorty' nin film inceleme yazısını okuyabilirsiniz. 

Filmin imdb puanı; 8.1 benim ise 10 üzerinden 10 ;)

ve her zamanyaptığımız gibi bu filmin yakışıklısı ise tabii ki;




Tabii ki Matt Bomer :))

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
back to top