Blogta yayınlanan her türlü içerik; blog yazarının onayı olmadan kullanılamaz.
Profil sitelerinde ogaybende nicki ile hesabım yoktur.

24 Ekim 2014 Cuma

3 Trans Kadın İhsan Hala


Selam;

Dün sevgili nick smorty twitterdan yazınca haberim oldu. Manisa'nın Kayışlar köyünde yaşayan trans bireyin hayatından. Kendisi ile ilgili 20 dk'lık bir belgesel çekilmiş. Ve bu belgesel çeşitli yerlerden de ödüller almış. Bugün araştırdığım zaman çeşitli gazetelere ve KaosGL' ye de röportajlar verdiğini gördüm. 

Belgeseli izledim. Anne ve Babasına bakmak için köyüne dönen ve onların vefat etmesi ile köyde yaşamaya devam eden, üstüne üstlük kendisini köy halkına kabul ettirmiş bir arkadaşımız. Zira "denize nazır dayalı döşeli ev verseler terk etmem buraları" diyor. Küçüklüğünden beri Bülent ERSOY hayranı ve en büyük hayali onunla görüşmek. Tabii kardeşleri de var ama tahmin edeceğiniz üzere görüşmüyorlar. İhsan Abla'nın kendisini köylülere kabullendirmesi ve köyün halası olması yolundaki hayat hikayesini 20 dk' ya sığdırmış yönetmen ama altını deşşek kimbilir ne hikayeler ne anılar çıkar. 

Köylüler ilk başta dışlasa bile İhsan Hala kendini onlara kabullendirmeyi başarmış. Önyargıları yıkmış evlerine temizliğe gitmiş, kahveye gitmiş aldırış etmeden her fırsatta aralarına girmiş ve en nihayetinde "kabullenilmiş". Belgeselde de göreceğimiz üzere çoluklu çocuklu bir aile ile yemek yemesi "acaba çocuklar özenir mi!!!" vari absürt düşünceleri bile yıkan cinsten. KasoGL deki röportajını buraya eliyorum zira siz linki koysam bile üşengeçlikten gidip okumazsınız bile hoş burada okuyacağınız malum. :P


İhsan Hala: İster herkese veririm, ister patlatırım ayol!

İhsan Hala Manisa’da Kayışlar köyünde yaşayan bir trans kadın. Onun hikayesini gazetelerden okuduk. Yakın zamanda da yönetmenliğini Veysel Akşahin’in yaptığı  “Hala” belgeseli ile köyde yaşayan bir trans kadın olmak üzerine çokça konuşuldu.

İhsan Hala ile Manisa’da bir panelde tanıştım. Belgeselde de giydiği şık kırmızı elbisesi ve başörtüsüyle panelin gerçekleştiği salona girdiğinde, bütün dikkatleri üzerine toplayan İhsan ile hayatı üzerine konuştuk.

“Bana hanım deme, hala de”

Başlarda çekingen cevaplar verse de sohbet ilerledikçe, “Yıldızcım İhsan Hanım filan demeyi bırak ben senin de halan sayılırım” dedi. Hala’nın hikâyesi ana akım medyada ‘sıradışı’ olarak lanse edilse de bir çok transın hikâyesi ile benzerlikler taşıyor.

İhsan Hala Kayışlar köyünde doğuyor. 11 yaşına kadar yaşadığı köyden ailesi ile birlikte İzmir’e taşınıyor. Sonrasında annesinin hastalığı üzerine köye geri dönüyor ve annesini kaybettikten sonra da köyde kalıyor.

“Esrar satıyor dediler, dışladılar”

Köye geri dönüşünü şöyle anlatıyor İhsan Hala: “İlk başlarda zorluk yaşadım, dışlandım, itildim ama yılmadım. Güleryüzle üzerinden gelmeye çalıştım. Köy gibi bir yerde bir direniş veriyorum. Doğup büyüdüğüm köye kendimi zor kabul ettirdim. Benim hakkımda ‘esrar satıyor’ diye dedikodu çıkardılar. Sonra bir gün kafama tak etti ve kahveye girdim. Ulan dedim siz benden bir kötülük gördünüz mü? Benden bir pislik gördünüz mü?”

“İster veririm, ister patlatırım benim değil mi ayol!”

Kahvedeki konuşması ise Kutluğ Ataman’ın Lola und Bilidikid filminde Kalipso’nun yaşadığı yeri terk ettiği sahneyi hatırlatıyor. Cinsiyet kimliğini kamufle ettiği apartmandan “Bu kadın bu sahneyi böyle terk eder” diyerek eteğiyle terk eden Kalipso gibi İhsan Hala da kahvenin orta yerinde bağırıyor: “Bu benim değil mi ayol? İster önüme gelene veririm, ister bomba koyar patlatırım.”

Köylüler başta abla demişler ona ama İhsan beğenmemiş ablayı. “Şu an köyün biricik halasıyım. Söyledim, rahatladım yani. Üzerimden bir yük kalktı. Eskiden hep bir baskı altındaydım. Sonuçta bu benim hayatım. Kimse başıma zorla silah dayayıp bir şey yaptırmıyor bana” diyor.

 Konuşurken başörtüsünü işaret ediyor ve gülüyor: “E namuslu bir kadınım bir yandan da. Başörtümü hiç çıkarmam.”

“En büyük sorunum işsizlik ve parasızlık”

Yaşadığı sorunları sorusuna cevabı ise parasızlık oluyor: “İşsizlik ve parasızlık Yıldızcım. Evim kira. Ev sahibi başımda sürekli. Allah yardımcım olsun. Evlere temizliğe gidiyorum. Yumurta satıyorum. Yılda bir ya da iki kez İzmir’de oryantal oynuyorum. Sahneye çıkıyorum.”

“Herkes benim sırtımdan para kazandı ama ben hâlâ açım”

Konu gazetelerden açılıyor. İhsan Hala gazetelere çıktığı için mutsuz olmadığını söylüyor ancak bir yandan da kızıyor gazetecilere: “Gazetelere çıktım. Diyeceksin ne kazandın? Hiçbir şey. Benim sırtımdan para kazanan çok oldu, ama İhsan yine aç İhsan. Hâlâ tavukların poposuna bakıyorum ki yumurtlasınlar satayım para kazanayım.”

Konu tavuklarına gelince gülümsüyor. Şehirde asla yaşamayacağını söylüyor. Benim şehirlerde yükselen LGBT (lezbiyen, gey, biseksüel, trans) hareketini ve Onur Yürüyüşü’nü hatırlatmam üzerine ise, “İnşallah bizlerin daha özgür olduğu bir dünyaya gidiyoruz. Hiçbir suçumuz yok. Bu benim içimden gelen bir şey” diyor.

“Köye gelme, şimdilik”

Söyleşimiz bittiğinde Hala hüzünleniyor. Bir şey söylemek istiyor ama diyemiyor. Ayrılmaya yakın kulağıma eğiliyor: “Bana misafirliğe gel diyemiyorum. Sakın yanlış anlama. Köye gelme. En azından şimdilik. Köyde sorun yok diyorum ama başkası gelirse olmaz. Sakın darılma bana.”

Şimdilik gidemiyorum Hala’nın köyüne. Ama eminim İhsan Hala, köydeki direnişini başka LGBT’lerin kendisini ziyaret edebileceği günler gelene kadar sürdürecek.


Ben de aklımda acaba ‘namuslu kadın’ olmasa da köylüler İhsan Hala’yı kabul eder miydi sorusuyla geri dönüyorum… KaosGL

Bu da neredeyse 1 yıl önce Milliyet'te çıkan röportajı hızımı alamadım onu da okuyayım diyorsan Tıkla

Çok seviyorlar İhsan Hala’yı. İlk temizlik için köy bakkalına gidip temizlikçi aradıklarını söylediğinde aile. Bakkal “Bir temizlikçi var ama ne erkek ne de kadın. Nasıl anlatayım bilmiyorum en iyisi çağırayım da kendiniz görün” demiş. Aile merak etmiş bu bekleme süresince. Bizim Hala çıkagelmiş…Temizliğe gitmiş, sohbet etmişler ve zamanla dost olmuşlar.

Bakkalın tarifte dumura uğradığı ve 2011 yılında Hürriyet gazetesinde çıkan röportaj için Tıkla

Şimdi gelelim 20 dk lık belgesel filme. Bir çok yerden ödüller almış. Belgeseli çeken arkadaşımız Veysel AKŞAHİN isminde birisi. "O kadar ödül aldın bu sayede eee "Hala" için ne yaptın" diyenlere karşı bir serzenişi var aynen alıntılıyorum.

DUYURU VE SİTEM!

Merhaba arkadaşlar. Öncelikle "Hala'nın ekonomik sıkıntılarının çözülmesi gerektiği konusunda herkes hem fikir. Bunun için elimizden geleni de ekip olarak yapıyoruz. Ama maalesef bazı medya kuruluşları bunu çarpıtarak karakter üzerinden para kazandığımızı söyleyip duruyorlar. Bu filmin yukarıdaki bilgilerde de yer aldığı gibi 8 ödülü vardır. 15'e yakında gösterimi vardır. Bu ödüllerin çoğunda para yoktur!. Türkiye'deki birçok festivalde maddi sorunlar yaşanması festivallerin ücret ödeme sorunlarını da beraberinde getirmiştir. Ben küçükte olsa ekibimle birlikte Hala'ya, aldığım ödül ücretlerinin bir kısmını yolladım. Ama malumunuz bu ülkede sinema yapmak özellikle belgesel sinema yapmak ödül törenlerinde 2-3 saatlik alkışla son bulmaktadır. Ve sonrası kısır döngü olarak maalesef ki devam etmektedir. Ben iki yıldır Hala'ya kaynak bulmak için uğraşıyorum. Ama imkanlarda sınırlı, bazı medya kuruluşları da hatta Hala'nın kendisi de bu uğraşlarımızı görmezden gelerek kendisini kandırdığımıza dair kırıcı sözler kullanmaktadır. Ben Hala'yı seviyorum ama bunca iyi niyetime rağmen hala medyaya bizler için üzücü şeyler söylemektedir. Bu beni ve ekibimi üzen şeylerdir. Hala'ya en samimi şekilde yaklaşan insanlar bizlerdik. Ve hala da öyle..Bilgilerinize


 Hala'ya ulaşmak isteyen samimi ve anlık gazlara gelmeyen kişiler olursa eğer, ben yardıma hazırım. Bende hesap numarası var kendisinin. Hesap numarası ile katkı sağlamanız yeterli diye düşünüyorum. Telefon numarasını alıp konuşmak yerine hesaptaki rakamlarla konuşulursa bende ekibimde ve Hala'da mutlu olacaktır. Saygılarımla.... Kaynak

Belgesel film ise aşağıda;




Ayrıca yardımda bulunmak isterseniz; ister belgeseli çeken arkadaşın belirttiği gibi ona ulaşırsınız, isterseniz de nick smorty'nin de blogunda belirttiği gibi nick' e ulaşırsınız. Ulaş

ve su yüzüne çıkmamış daha nice ihsanlar, osmanlar, halalar, ablalar...

21 Ekim 2014 Salı

4 Dolaptan Çıkış Hikayeleriniz - IV -


<<< Dolaptan Çıkış Hikayeleriniz - III - için tıkla

Selam;

Bildiğiniz üzere bir süredir aileye ve arkadaşlarınıza açılma ile ilgili paylaşımlarda bulunuyorum. Şimdiki ise oldukça çarpıcı bir olay. Bu olay sonrası arkadaşımız ister istemez out olmak zorunda kalıyor. (out olmak: eşcinsel olduğunun bilinmesi / öğrenilmesi)

Out olmak bir tarafa arkadaşımızın başından geçenler dudak ısırtacak cinsten. Hayatta kime güvenip kime güvenmeyeceğinize dikkat etmeniz gerekiyor. Zira eşcinsel olmanız size karşı şantaj malzemesi olarak kullanılabiliyor. Maalesef seks içerikli yayınlar daha fazla ilgi çekerken dikkat etmeniz gerektiği konuların ve paylaşımların bulunduğu ve TEHLİKEYE 1 ADIM DAHA YAKINIZ içerikli DİKKAT! menüsü altındaki yazılar o kadar ilgi görmüyor.

Şimdi o olayı sizlerle paylaşıyorum;

Ben out olma olayımı mecburi bir olay yüzünden olmuştum,anlatayım..

Bir sevgilim vardı, o zamanlar klup12 e takılırdım, işte ben o bara takıla takıla şimdi ismini unuttugum bir çocukla tanıştım, sevdik sevildik, seviştik velhasıl her şeyi yaptık, neyse bu çocuk askere gitti, geldi, benimle yeniden buluşmak istedi, bir kaç defa buluştuk sonra bana beni bir arkadaşı ile tanıştırmak istediğini söyledi. Bende kabul ettim. Bir akşam bunları göztepe köprüsünden aldım, eve gittik, içtik sonra yatak faslına geçelim dediler, bende kabul ettim, yeni arkadaşı önce benle ol dedi, ok dedim, tam soyunmuştuk ki yatak odasının kapısı aniden açıldı, içeri 5-6 kişi girdi ..kıpırdama POLİS dedi, ellerime kelepçe vurdular, öbür çocugu dışarı çıkardılar.. başladılar beni çıplak halde coplamaya ve resmimi çekmeye.. ben dedim ne oluyor.. ama dilim damagım kurudu bu arada.. korkudan.. kafama silah dayadılar.. ulan ibne vuralım mı seni diye.. ben de niye dedim.. bu ülkede ibne olmak suç degil ki... diyebildim.. bunlar ben öyle diyince başladılar gene dövmeye.. seni ailene söylücez.. karakola götürücez.. diye hem söyleniyorlar hemde dövüyorlar.. ben bunların polis olmadıgını.. benim sevgilim denen şahsın beni bunlara ( " bu ibne çok zengin bunda para çok..[o zaman yaşım genç altımda mercedes var] bunu gasp edelim, çek senet imzalatalım, santaj yapalım") satmış.. bunlar beni 2 ay takip etmişler planlar yapmışlar.. ([bu olay gazetelere dahi yansımıştır]). Ben bunlara tamam polisseniz beni karakola götürün dedim hatta ailemide arayın dedim.. Çünkü ARTIK KAYBEDİCEK BİR ŞEYİM YOKTU. Nasıl olsa ölücektim.. kafamda silahın soguk namlusu.. her an ateşlicek bir manyak.. dedim bu iş buraya kadarmış... neyse ben böyle deyince bunlar.. beni gene dövmeye ve tehdit etmeye başladılar.. ve birisi çıplak halde arkama geçip cinsel ilişki esnasında fotograflarımı çekmeye başladı.. (ben o an tamamen bunların polis olmadıgın anladım, ama tabi söyliyemiyorum siz polis degilsiniz diye yoksa hemen gidicem öbür tarafa) ve bunların başında ki kişi ( iyi polis - kötü polis olayı vardır ya) bana iyi polisi oynamaya başladı.. bak dedi seni sevdim, bu işi kapatalım.. sen iyi birine benziyorsun.. sen bize bişiler ver bu işi unutalım dedi.. ben zaten bitmiş bir halde oldugum için.. kabul ettim... önce senet imzalattılar.. sonrada o an yanımda olan şimdiki degeri ile 3-5 milyar olan parayı aldılar.. hatta yeni çıkan ericcson lar vardı ya takoz gibi onu dahi alıcaklardı ama benimle irtibat kurmak için almadılar ( çünkü ben onu size veririm sonra dedim..) VE bunlar gittiiler... saat sabaha karşı 4 ... ben arabama bindim.. hee.. unutmadan söylimm arabamı da onlara vericektim yarın notere gidip... öyle anlaşmıştık... yarın oldu... bunlar beni aramaya başladı.. işte ben komiser mehmet.. şuan gayrettepe asayişdeyiz ... seni bekliyoruz.. parayı-arabayaı getir.. bu iş bitsin dosyanı kapatalım dediler... Ben artık kaybediceğim birşey olmayacıgını, BU İŞ BİTTİKTEN SONRA GİDER KÖPRÜDEN ATLARIM ama hiç olmazsa bu şerefsizleri yakalatıktan sonra ÖLÜRÜM daha iyi dedim... Ve Abimi devreye soktum.. Abime tabi direk kafadan söylemedim .. abi ben gay bir ilişki içinde iken bana böyle böyle yaptılar demedim... vee bir karı ile sevişirken basıldıgımı ve gerisini sanki bir kadın ile beraberken ( yukarda yazdıklarımı) kadının beni sattıgını söyledim.. NASIL OLSA KENDİMİ ÖLDÜRÜCEM YA BUNLAR YAKALANINCA.. Neyse POLİS devreye girdi.. bende telefon numarasından ( o zamanlar cep pek yaygın değildi.. sabit telefonundan) ev adresini tespit ettiler.. beni satan çocugu yakaladılar.. ailesi bişey bilmiyor.. şaşkın.. çocuk camdan kaçmaya çalışıyorken yakalandı.. (nerdenmi biliyorum bende ekip arabasındayım [hemen teşhis edebileyim diye]) ondan sonra çocuk bülbül gibi öttü ve hepsi aynı gece içinde yakalandı...  

Tabii çocukların ifadesinde kadın kız yok.... ben varım.. gaylıgım var... polisler her şeyi ögrendiler.. sonra içlerinden biri abimi çagırdı... ve her şeyi anlattı.. ben arabada uyuyor gibi yapıyorum... abim... şok.. şaşkın.. bitti.. ama ben uyuyor gibi yapıyorum... konuşmuyoruz... bana bişey derse atlıcam bi taksiye yallah KÖPRÜ İŞ BİTİCEK.. ama demedi... 
bana sahip çıktı.... arkamda durdu... yanımda durdu... VE BENİ YAŞAMA DÖNDÜRDÜ... 
 Evet benim out olmam sizin gibi olmadı... ne mutlu sizlere... 

nemi oldu o olayın sonu... çocukların aileleri geldi... yalvarmalar,, aglamalar,, sızlanmalar.. (çünkü sonuçta polis süsü verip santaj-gasp, yaralama yani en az 36 yıl yatarlardı..) 

ben ne mi yaptım.... 

davadan çekildim... birisinin annesi kanser birisinin felçli... hepsi şaşkın... belki hayatlarında ibne kelimesiini ilk defa duyuyorlar.. gazetelerde çıkan haberler... ( o zmanlar polis böyle olayları basına teşhir ederdii..) zaten en büyük cezayı almışlardı... ben de vazgeçtim... ama kamu davası devam etti... az bir ceza ile dışarı çıktılar... 

Ben bu olaydan sonra PARANOYAK OLDUM.....OUT olmakda neymiş... 


"OUT" un kralını ben olmuşum.... 

Ama bu olayın bende iyi bir yan etkisi oldu.. Paranoyak oldum.. Eskiden herkese güvenirdim, her şeye lapin gibi atlardım, herkesi kendim gibi görürdüm. Şimdi yogurdu üfleyerek yiyorum, kimseye hemen teslim olmuyorum,.. Kimseye ama kimseye güvenmiyorum.. herkese şüpheci yaklaşıyorum.. (biliyorum bu bir ruh hastalıgı ama ) En azından beni bu yaşıma kadar belalardan uzak durmamı sagladı.. Burdan da lgbti ahalisine benim yaşadıklarımdan bir ders çıkarmasını (çok güvendiği insanın bile bir gün kendisini satacagını ) her özelini hemen ortaya dökmemesini, özellikle zengin bir gay iseniz bunu sergilememenizi tavsiye ederim... Hayat her şeye ragmen yaşamaya deger... 2-3 şerefsiz yüzünden hayata küsmeye gerek yok... Bu dünyaya bir defa geliyoruz... onu da gay olarak gelmişiz(iyikide gelmişiz)... her PENİSİ olan ile degil tabii.. seçici olalım, akıllı olalım derim ben... Başına her türlü bela gelmiş biri olarak (ufak tefek hırsızlıkları [ cep telefonu-para] söylemiyorum bile) bunlar söylemeye hakkım oldugu sanıyorum... 

diye anlatıyor. Olayı anlatış tarihi 2005. Ama bu yaşananlar her an yaşanılabilecek şeyler. O yüzden kimlerle çıktığınıza, kimleri evinize ve özel hayatınıza aldığınıza dikkat etmeniz gereliyor. Ayrıca sizi tehdit veya şantaj ile korkutan birisi olduğu zaman asla ve asla Eminyet Birimlerine gitmeye çekinmeyin. 18 yaşından küçük iseniz ailenize haber veriliyor ama 18 yaşından büyük iseniz yasal olarak tek başınıza istediğinizi yapabilirsiniz. (ki 18 yaşından küçük iseniz kimsenin evine gitmeyin evinize de kimseyi almayın). "Eşcinsel olduğumu ailem biliyor" demek zorunda değilsiniz her an sizi kabul etmiş bir aileye ve arkadaş çevreniz varmış gibi durun. En basitinden yanınızda biber gazı taşıyın ;)




bildim bileli kendimi eşcinsel olarak tanımlarım, ilk ilişkim daha çocukken olmuştur ama bunu hep bir hastalık olarak gördüm ve bir psikiatriste, ailem, çocukluk hatası bir hırsızlık olayımdan sonra 16 yaşımda, istediği için görünmeye başladım ama bu olay hakkında sadece ilk gün konuştuk ve o gün ben ona "eşcinselim, bundan kurtarın beni" dedim. Sonra aylarca bu konuda "konuştuk". beni değiştirmeye yönelik ya da bunun gayet "normal" olduğunu söyleyen hiçbir şey demeden sadece aylarca dinledi sonra ben bu işi yapamayacam diyip beni başka doktora sevk etti. bu sırada bizimkilerin hiç haberi yok. 

bu yeni doktora aynı şeyi söyledim ve o da 1 ay sonra "o zaman en iyi şekilde TEDAVİ EDİLMEN için ailene söylemelisin"dedi ve ben hemen ertesi gün tıpış tıpış gidip korkunç homofobik babama açıldım ve babam tabi ki beklediğim tepkiyi verip "topla pılını pırtını,1 hafta falan yok ol gözümden" dedi. ben de öyle yaptım. kuzenim olmasa dayanılmazdı.ama saolsun hayatım boyunca yanımda olan ve out olduğum kuzenim vardı. babam bu sırada bana mesajla bunu kimlerin bildiğini söyledi ve ben bilen tüm arkadaşlarımı söyledim, babam da tümünü dövdürttü! bu sırada sürekli annem arayıp "babanı ilk kez böyle görüyorum. duvarlara vura vura, bağıra bağıra ağlıyor. canım oğlum ne oldu söyle bana "diyor. (bu annemin bana son kez "canım oğlum " demesi oldu). 

5 gün sonra döndüm, çünkü bir doktora gidecektik. geldiğim zaman annem evde namaz kılıyordu (koyu dincidir! işin komik tarafı babam da doktordur!) bittiği gibi ağlamaya başladı yanıma gelip. ayaklarıma kapandı. "noolur oğlum! ne oldu? ben seni ne olsa severim! ibne bile olsan severim(!)" dedi. ben de birkaç dakka sonra çok hızlı bir nefeste "eşcinselim" dedim. kadın bayıldı! birlaç dakka sonra ayıldı. sarılıp ağladık ve doktora doğru yola çıktık. 

Gittiğimiz doktor annemlere fırça çekti! "bu gayet doğal bişey. bu çocuk hasta falan değil.niye getirdiniz" deyip babama dönerek "sen ne biçim doktorsun?! sen bunun bir bozukluk olmadığını bilmiyor musun? ayıp sana! bir daha bu çocuğu buraya getirmeyin!" deyip kovdu bizi. tabi bizimkiler köpürdü. ben de değişmek istediğim için ailemin tarafını tutar gibi yaptım ama o an gözüm açılmıştı ve herşeyi anlamıştım. ama artık yemiştik bir nane! bizimkilere "ben artık istemiom değişmeye çalışmak. adam haklı. ben böyleyim işte böyle de yaşayacam." falan diyemezdim, sinirden ve üzüntüden ağlıyorlardı. 

Bir ay geçmeden ünlü doktorumuz Hardar Dümen(!)'e gittik. bana "popoda da zevk dokuları vardır. tanrı bunu ikinci seçenek olarak sunmuştur cinsel organına bişi olursa diye" dedi! sonra da "bundan sonra hiç erkek cinsiyette arkadaşın olmaycak! hep kızlarla arkadaş olacaksın! sevmesen de bir kızla çıkacaksın! onunla sex yapacaksın! bak gör düzeleceksin" dedi. 

Bu sırada babamın dövdürdüğü arkadaşlarımdan biri yaşadığımız yerdeki herkese beni, delice aşık olduğum çocuğu ve onla yaşadıklarımı anlattı! benim aşık olduğum çocukta bunları doğrulayıp "evet miktim! şöyle miktim, böyle miktim" diye anlatmış! artık tüm arkadaşlarım öğrendiği için hele o aşık olduğum çocuk öğrendiği için ve üstüne üstlük hem herkese yayan, hem beni öğrenen arkadaşlarım hem de aşık olduğum çocuk benle aynı sınıfta olduğu ve benim bölümün başka sınıfı okulda olmadığı için okulumu değiştirdim. devlet hastanesinden "psikolojik rahatsız" raporu alarak. hem de bu raporu vemeyi 2 gün boyunca 6 saat hastane koridorlarında bekleyerek! 

Ve fakat, açılmamın tek iyi yanı olarak, kendimi derslere vurdu okul eve çok uzaktı. her sabah ve akşam 1,5 ar saat yol gidiyordum 2 şer vasıta. yollarda dahi ders çalıştım. sonunculukla başladığım sınıfı tüm sınıfın netlerde önüne geçerek bitirdim ve sınıftaki en iyi yeri kazanan kişi oldum üniversite sınavında. 

Şu an kesinlikle önümde seçme şansım olsa heterosexuel olmayı seçerim hala. Yanlış anlaşılmasın, bu halimden çok memnunum. sadece hetero olsam o zaman daha rahat bir yaşam olcakt ve ben tabi ki daha rahat bir yaşam isterdim. bu çatışmalar olmadan. ailemi kaybetmeden, onları hep yanımda görerek, toplumdan saklanmadan. roller yapmadan, karşımdakinin en azından %50 benim ilgi alanımdan yani hetero bir kız olduğunu bilerek falan... yani her açıdan daha rahat. Ama bu halimden de memnunum yani. 

ailem 3 senedir biliyor. ve artık bunla gayet barışık olduğumu biliyor. yıllardır her türlü açıklamaya çalıştım eşcinselliği. dilim kurudu. ama olmadı anlamadılar. annem artık yüzüme dahi bakmıyor. canı sıkıldıkça bana küfrediyor.bildiğiniz "biiiip"lik küfürler yani. durduk yerde.günün tüm sinirini benden çıkarıyor. ama ağzına ne gelirse. öyle böyle değil. hakaret konusunda da cömert. "geber artık, kurtulalım. bizim için utançtan başka bişi deilsin" dedi geçen gün.ama bu en hafifi dediklerinin. babam da aynı. suratıma en fazla 2 saniye bakabiliyor sonra "yazıklar olsun sana! kendi paranı kazanmaya başla, defol git artık, bir daha da gelme" deyip çeviriyor yüzünü.paramdan da kısıldı zaten. 1 yıl oldu bana yeni bir giysi almayalı.ama daha geçen gün sevgili karısına cip aldı! her dışarı çıkışımda "nereye gidiosun? kimle buluşçaksın? kim o? annesi kim? babası kim? ne iş yapıyorlar? nerde oturyorlar? numarasını ver!" diyorlar! 

Artık ikisinden de tek kelimeyle nefret ediyorum. beni onlara tek bağlayan şey para. o da olmasa görmeye dahi gelmem onları. Ve artık gözle görülür elle tutulur şekilde onlarda benden nefret ediyorlar. 

"Anne-baba hep çocuğunun mutluluğunu ister!" HAHAHA! 


Yani ailesine açılacak arkadaşlar çok iyi düşünsün lütfen. çekilecek kahır deil çünkü. insan çocukluk günlerini, ana-baba sevgisini düşünüp düşünüp ağlıyor. sizin onca yıl en iyi arkadaşınız olan kişiler sizi yapayalnız bırakıyor.

kendi yazıp kendi cevapladığını bir birinden gerzekce soru ve cevapları ile dümen' in söylediklerini görüyor musunuz lol. Ayrıca ne kadar üzücü bir durum aile ile ters düşmek. Ve eşcinselliği "tercih" olarak görenler keşke bir "tercih" olarak kolay olsa idi.

(burada alıntıladığım tüm yazılar benim de bir zamanlar üyesi olduğum ve şu an aktif olarak kullanılmayan e-disco' daki çok değerli forum arkadaşlarıma aittir)

sizin de böyle açılma hikayeleriniz var ise bana yazabilirsiniz: ogaybende@gmail.com

19 Ekim 2014 Pazar

11 Dolaptan Çıkış Hikayeleriniz - III -


<<< Dolaptan Çıkış Hikayeleriniz - II - için tıkla

Açılma anılarına devam ediyoruz;

hmm benim ilk kez bir arkadaşıma gay olduumu anlatmam yaklaşık 1 hafta önceydi. zaten kendime out oluşumda eski sayılmaz. zaten kafamda bi ton düşünceylen uğraşıyordumm.. ben kimim , hayatım nasıl devam edecek, bu durumumu kimler bilecek , bilirlerse noolacak , benim gibi birisi varmı acaba etrafta bi konuşsam , ya aile!! , bunu becerebilecekmiyim ? zaten kararımı verdim bundan dolayı kız arkadaşımdan da ayrıldım ee şimdi evlilik ve çocuk ta mı yokk ?? sevgilim olacakmı ? ya aşk? amannnn delircemmm. 

dönem sonu teslimim var ve ben kafam dolu olduundan hiç bişey yapamıyorum.. okul yine uzuyorr.. bizimkiler s.ççak azııma.. 

gece 12 olmuş. ev arkadaşımla , kendisi benim 6,5 yıldır arkadaşım en yakınım , oturmuş tv seyredioz. bi tartışma programı var ama ben tabii hiç bişey dinleyemiyorumm. reklam arası oluyor ve arkadaşım sigara yakmaya odasına gidiyor. bende anlamsız peşinden gidiyorum. benim odanın önünde artık cesaretimi toplayıp "bi odama gelsene sana bişey anlatcam" diyebiliyorum .. bu sefar o heyecanlanıor.

- nooldu olm, korkutma beni 
- geç ,geç diyorum sakin ol. 
- e sen odanda sigara içirmezsin ki . şunu içip te geleyim 
- yok diyorum . hatta bi tane daha yakk. 
şöyyle bi rahatça oturalımm... 
- bakk .. nasıl denir ki.. olm ben.. ben gayim .yani durum budur.. 
bi an bi duraklama , sigaradan derin bir nefes.. 
-olabilir , normal. diyebiliyor ilk anda. 

ben tabii şokkkkk!! naaptım birisine söyledimm. sanki bu hep içimde kalacaktı. offff çok rahat bişey. arkadaşım "ben bişeyler anlar gibi olmuştum" diyor .. 

-nasıl yani? ne anladın 
- bilgsayarında bazı fotolar gördüm . ama meraktandır diye çok düşünmemiştimm. 

bi ara bilgsayarıma erotic erkek resimleri koyuyodum , tesadüfen görsünde anlasın diye. belki o benle konuşmaya gelir, benim cesaterim yokk diye düşünüodumm. ama plan tutmamış. 

- neyse ben böyleyim işte, rahatsız mısın? 
- yokk . senin tercihin 
- ya bu tercih deil . neyse şimdi anlaman zorr.. bak hep saklamışım ,bunla yaşamak istemiyordum .ama anladım ki böyle bastırılacak bi şey deil. artık kendimi dinleyeceğim vs vs.. 
- tabi şimdi mutluysan ne güzell. ee bi sevgilin varmı 
- varr. 
- !!?? 
- hani geçende bizde kalan arkadaş varya.. 
- nasıl yani o senin yazlıktan arkadaşın.. haaaa!! 
-yaaaa 
- vay be! 
- kimseye söylemeni istemiyorum yalnız 
- kime söyliim ki?? 
- bilirim böyle şeyler illaki söylenir. söylersen de bana da kime dediini söyle.beni kim biliyor bileyim bende. 
- e söylemem ki ( YALANN) 
- neyse siz bayrama gitceksiniz, erkek arkadaşım gelecek bize . balayı yapcazz . durumu idare edersin dimi ( bi ev arkadaşımız daha var , durum onunla paylaşılmıyor ) 

diyaloglar böyle. arkadaşım bayram dönüşü en yakın arkadaşına benim gay olduumu anlattını söyledi . ondan hiç bişeyini gizlemezmiş . ama bu benim sırrım deil mi?? birisine söylicekseniz bu riski almanız gerek bence. yani en güvenilir gördüüm, kişilik olarak olgun saydıım kişi bile bunu yapabiliyor . en azından başkasına söylediini bana itiraf etti. 

ona demekle iyimi yaptım ?? bilmiyorum .yalnız daha rahat hissediyorum kendimi. yalan söyleyeceğim kişilerden 1 i azaldı en azından. başkasına anlatması beni çok üzdü . ama bana karşı hareketlerinde "şimdilik" bi deişme yok ..gayet yakınız , bakam bana eskisi gibi masaj yaptırırmı? tavırlarında bi çekinme olursa da ne kadar gerçek arkadaş olduu ortaya çıkar .

demek ki neymiş açılacağınız kişiyi iyi seçin ve O' nun da bu durumu dayanamayıp mutlaka başka bir yakın arkadaşa veya arkadaşınıza söyleyeceğini hesaba katın.



ailemle beraber yaşıyordum önce anneme açtım konuyu anne ben erkeklerden hoşlanıyorum dedim... önce inanmadı gülmeye başladı... illahi tunç diye... ben de üstelemedim. akşam babam geldi... bi saat sonra beni çağırdılar... annene bişey demişsin, şaka mıydı gerçek miydi dedi... ben de gerçekti dedim gülerek.... babam da pis pis ne gülüyorsun bunda gülünecek bişey mi var dedi... abim ibneliğini söylediğinde böyle davranmamışlardı... sonra da kavga ettik... ertesi gün evi terkedip bi arkadaşın yanına çıktım... o kadar işte... 

çok fazla bişey de değişmedi hayatımda... openly gay olmak başka şey, openli homosexüel olmak başka bir şey. 

kimsenin üstünüze başınıza gök kuşağı tozu serptiği falan da yok. biraz mutsuz olan ailenizi biraz daha mutsuz ediyorsunuz hepsi bu... aa ne olacak tunçun çocuuu olmayacak... onların görüp göreceği şey o... ha bi de üzülürler "eee eşcinseller mutsuz... sen de mutsuz olacaksın" diye. e ben zaten mutlu değilim ki... yani mutlu olursun da, bir kademe de mutsuzluğa geçersin. 

olan ne, ayda bir çarşafları değiştiriyorum. bol bol seks yapıyorum... evde orda burda porno gay dergileri var. ky celi açıkta bırakıyorum. manyak arkadaşlarım gecenin 3 ünde arayıp sana geliyoruz diyolar... başka da bi bok yok. ne gloria gaynor bi tebriğe geldi, ne de elton john bi kart attı tebrik etmek için. 

bu out olma olayını sünnet olmakla karıştırmayı anlamıyorum. haa olanlara saygım yok mu? var. 

ben allahın avrupasında yıllardır orda yaşayan bi aileye out oldum gidecek yerim çalacak kapım vardı. aynı şeyi istanbulda olsam biraz zor yapardım. yani türkiye de olup da out olana saygım sonsuz. zor bir şey. kendine karşı dürüst olmayı geç en çok sevdiğin insanların kalbini kırıyosan... ve de kalpleri sırf sen dürüst olduğun için kırılıyorsa... yani iki ucu boklu değnek derler ya. 

gurur duyuyor muyum? valla eskiden duyuyordum. ama insanları, farklılığı tanımaya başladıkça çok da gurur duymamaya başladım. beş parmaan beşi de bir olmaz elbette, ama bazen öyle insanlarla, öyle fikirlerle tanışıyorum ki... "ohaa be bu da mı ibne yaniii " diyorum. böyle bişiii işte. 

bazen de akıllı insanlarla tanışıyorum. cinselliğini kişiliğinden ayırmış insanlarla. onlara saygı duyuyorum ama o saygı da eşcinsel olsalarda olmasalar da duyacağım bi saygı... 

bilmiyorum "out" olunmasını eskiden desteklerdim. şimdilerde düşüncelerim çok değişti. içinde yaşadığımız düzen zaten o kadar riyakar ve adice kurulmuş ki, birilerine birşey açıklıyorsan peşinden bir sürü derdi sürüklüyorsun. zira o insanların da senin kadar dürüst olacağını, senin dürüstlükten anladığın şeyin onlarda olamayacağını görüyorsun... 


çok mu gri bulutlar geldi... bırakın yağmur yağsın o zaman. zira gerçek gök kuşağı yağmurdan sonra çıkanı... güneşe su tabancası sıkınca çıkan değil zaten...


Şimdi paylaşacağım anı da ise istemeden out olmanın sınırına nasıl yaklaşılır onu okuyacaksınız. Bu sebeple arkadaşınız bile olsa açılacağınız kişilere dikkat edin, eve getirdiğiniz arkadaşlarınıza dikkat edin, ev ahalisi ile ortak kullanımda olabilecek bilgisayar telefon vs gibi zımbırtılarda ayak izi bırakmayın :)) Örneğin bilgisayardan internete girip o porno sitesi senin bu porno sitesi benim şu corbin fisher'ın taşı bu sean cody'nin başı (lol) diyerek gezinip öylece bırakırsanız ne olur sonradan gelen "oha falan oldum" der. (o saydığım seanmış corbinmiş nedir bilmiyorum kulağıma geldi bi yerden yerseniz :D) evet ne diyorduk internet geçmişinizi temizlemeyi unutmayın :P

abimle ilgili... hayatımdan bir kaç yaş azalmıştı resmen. 

neyse anlatayım hemen . işte o dönemlerde modacı bir çocuk ile takılıyordum , gelmeler gitmeler içmeler kopmalar vs. vs. Bir gece bu bize geldi , herkesler de yazlıkta. Benim bilgisayarımdan yaklaşık 2 saaat boyunca bir sürü porno siteye girdi - tabi haliyle bende kendisine eşlik etmiştim. O gece yatakta sonlandı tabi. 

Aradan günler geçti . Almanyadan teyzemler geldi ve ortanca teyzemin evinde toplandık. Herkes orada ama . Cümbür cemaat yani. Abim bir ara eve gitti. Biz hala hep birlikteyiz , espriler havada uçuşuyor , kahkahalar bağrışmalar çağrışmalar... İşte anlatamayacağım kdr güzel bir ortamda cep telefonuma bir msg geldi.''ABİM'' yazıyordu.Şaşırdım tabi - abimle aramızda öyle bir samimiyet olmadığı için normalde msg atmaz. Ama atmıştı işte. mSgı okuduğum anı çok iyi hatırlıyorum : '

"Bir daha o hastalıklı siteleri bilgisayarımda görmek istemiyorum !!!'' yazıyordu , 

asla unutamam. DONDUM ... cidden donmak kelimesini hayata geçirdim oracıkta . Teyzemler bir şey olduğunu anladılar ve kahkahalar arasında birinin ''Bişey oldu buna !'' dediğini hatırlıyorum . O halimle yapay bir gülüş fırlatıp ''Yooo bir şey olduğu yok'' demiştim. 
Ne yapacağımı şaşırdım. Bu boku yediğim arkadaşımı aradım ve bana bir gıdım bile yardımcı olmadı . Zaten o günden sonra onu hayatımdan çıkarmıştım . Arkadan müzik sesleri gelen bir ortamdan bana ''Wala bilmiyorum,  yap bişeler.Söle bence ! '' demişti ve bitmişti. 

5 dk. geçmedi ve abim aradı . Hayatımın en kötü anıydı . Bana telefonda hakaretler ediyor ''ibne misin sen ulan!?'' diyordu. Bende ''Abi kapat daha sonra konuşalım!'' dedim , telefonu kapattığımda annem ''Nooluo size , ben yaknda zaten öğrenirim o yüzden şimdi söle bana !'' demişti. Bende ''bilgisayarda bir sorun varmış bana sinirleniyor psikopat'' diye geçiştirmiştim ama sırtımdan aşağıya ince ince terler iniyor , o derece. Bir msg daha geldi. Bu sefer bizimkilere de söyleyeceğini ve onu inandırmam gerektiğini sölüodu. 

Gece göz bile kırpamadım , aklımda o ve msgı vardı .. nasıl da korkmuştum . 
Ertesi gün ilk işim sabah eve gitmek oldu. Abim işteydi. NE yapabilirim ? Ne yapabilirim ? Aklımda bir tek bu soru...yaklaşık 3,5 saat boyunca evin içerisinde dolanıp durdum . Out olamazdım çünkü bunu kaldıramayacak bir abim ve babam var. Sonum olabilirdi... 

O yüzden abime telefon açışında ''Geçen gece bizim kızlar geldi , gece geyik olsun diye girmişler bnmde hbrm yok'' dedim. Bu sefer de ''İçlerinden biri beni aramadığı müddetçe inanmayacağım !'' dedi . TAM BİR KABUS GİBİYDİ ! Şimdi kime söleyecektim ben bunu ? O dönem out olduğum tek bir kız bile yoktu. Cep telefonumdaki isim listemi açtım ve tüm kızları teker teker inceledim. Dershaneden arkadaşım HANDE'yi seçtim ve durumu anlattım. Doğru düzgün muhabbetim bile olmayan bir kıza out olmuştum . Bahçeşehirden koştura koştura bize geldi. Bu arada saat 18.00 e geliyordu . Abim öğlen 12 den beri belli aralıklarla beni aramış ve tehdit etmişti :( Diyorum ya ? Tam bir kabustu... gerçekten ömrümden ömür gittiğini düşünüyorum . Şimdi olan biteni tekrar hatırlayınca tüylerim diken diken oldu. Neyse HANDE geldi . Rol yapmayı becerecek son insandı dershanede . AMA BECERDİ ! Bir kaç gece önce bize geldiğini ve - o sitelere- kendisinin geyik olsun diye girdiğini söledi abime. Abim ne derse beğenirsiniz ''Ben zaten inanmamıştım ama amin olmak istedim !'' . Bunun üzerine HANDE ne söledi biliyor musunuz : ''T. felaket üzüldü bu yaptığınızdan dolayı , zaten onun bir kız arkadaşı var !'' Sıçmıştı - tek kelimeyle sıçmıştı.Beni kurtaracağım derken hayatıma adı bilinmeyen bir de kız arkadaş ekledi. Şaka gibi !!!!!!! 

Bir kaç dakika sonra abim telefon açtı ve bana '' Senden özür dilerim - bu konuyu bir daha açmayacağım , annemlerde bilmeyecek !'' dedi. Bende ''Sus abi - konuşma lütfen benimle'' diyerek telefonu kapatmıştım - eşcinsellik hakkında bu düşüncelere sahip olan bir abim olduğu için tiksinmiştim. 

Sonra kıza bir sürü teşekkürler ederek onu yemeğe götürdüm . Yaa o an hayatımın en ii anlarından bir tanesiydi sanırım , üzerimden resmen bir yük kalkmıştı - tarifi imkansız bir şey bu . 


Ama aklımda hep bir soru işareti kaldı. Abimin böle bir bahaneye inanması için gerçekten saf olması gerekiyor. Şahsen ben hetero bir abi olsaydım ve kardeşim böle bir şey yapsaydı anlardım , anlamamama imkan yok yani ! Ama o , ogünden sonra bir daha bunun ne konusunu açtı ne de bir ima da bulundu. Aklımdaki soru işaretleri ise yerini koruyor . Abim bnm gay olduğumu biliyor mu? YANITSIZ BİR SORU ... 

(burada alıntıladığım tüm yazılar benim de bir zamanlar üyesi olduğum ve şu an aktif olarak kullanılmayan e-disco' daki çok değerli forum arkadaşlarıma aittir)

sizin de böyle açılma hikayeleriniz var ise bana yazabilirsiniz: ogaybende@gmail.com

bir dahaki bölüm ise oldukça çarpıcı takipte kalın... ://

16 Ekim 2014 Perşembe

3 Dolaptan Çıkış Hikayeleriniz - II -


<<< Dolaptan Çıkış Hikayeleriniz - I - için tıkla

Sizden gelen ve size ait olan eşcinsel olduğunuzu aileniz veya arkadaş çevrenize açılma hikayelerinizi yayınlamaya devam ediyorum ki örnek teşkil etsin ;)

Sevgili Nakhar arkadaşımız "bu da benim hikayem" başlıklı bir mail atmış teşekkür ediyor ve yayınlıyorum. Ayrıca kendisinin diğer aile bireylerine açılma hikayelerini de blogundan okuyabilirsiniz.

Lisede 2 yılı geride bırakmıştık.Okulda gay olduğum biliniyordu sadece 1 kıza söylemiştim ama dedikodu almış yürümüz nereden bilebilirdim ki :)


Yeni dönemde okula gelen bir çocukla tiyatro çalışmalarında karşılaştık daha sonra yakın arkadaş olduk... Çocuk aşırı derecede dindar bir aileye mensuptu benim de ailemin karışık din köklerine sahip olduğunu ve üstüne gay olduğumu öğrenince beni kendi safına çekiyordu.

Günlerimiz beraber camiye gitmek, tavla oynamak, birlikte bazı cemaatlerin toplantılarına katılmakla geçiyordu.

Bir gün erken prova almamız için 7 de okulda olmamız gerekiyordu. İçimden işte aradığım fırsat deyip ben yetişemem uzakta oturuyorum dedim. Tiyatro hocamız bir akrabanda kal, kimse yok mu dediğinde cevabım belliydi yok! "O zaman arkadaşında kal" dedi. O an göz göze geldik. Olur manasında omuz silkti...

Onlarda kaldığım gece hiç uyuyamadım "Göz yaşı geceleri" diye dini temalı şeyler izledik ondan hoşlandığımı anlamıştı ve dudaklarını yalayarak benimle alay ediyordu.

Ertesi gün 7 de okuldaydık. Sahne altındaki odada sıramızı bekliyorduk. Başımı onun omzuna koydum. "Ne yapıyorsun beni öpmek mi istiyorsun?" diye sordu. "Evet" dedim. Ardından "yapma kusarım" dedi. Işıkları kapadım, dudağım dudağına değdiği anda beni itip tuvalete koştu ve kustu! 

Arkadaşlığımız o günden sonra çok daha sıkı oldu, bana dinen yanlış olduğunu anlatıyor ben de dinliyormuş gibi yapıyordum amacım onunla zaman geçirmekti :)

Yıllar geçti cemaat evinde kalmadığım ve eşcinsel bir ilişki yaşadığım için "Ya eşcinselliğin ya ben!" dedi. Ben de "Yahu bu içimden söküp atabileceğim bir şey değil" desem de bir daha görüşmedik. 

Geçen yıl yolda ablamla karşılaşıp telefonuma ulaşana kadar, bir yerlerde oturup çay içtik, bana haksızlık yaptığından dolayı hakkımı helal etmemi istedi." Beni dinden sen soğuttun diyerek son kurşunumu da sıkmış oldum... Yoksa dindar bir gay olabilirdim! Günahı boynuna :))

:)) Yalnız seni unutamamış tekrar sana ulaştığına göre. Ve son sözün en kötüsü olmuş bence bildiğin çocuğu vicdan azabına sürüklemişsin. Diğer aileye açılma yazılarından da bir birinden olay yani. Girip okuyunuz efenim.




Ablamın bana kız! bulma çabaları. 

Organize olmuş şekilde bir kızla tanıştırılıyorum. Üç dört gün içinde kız sürekli bize gelmeye başlıyor. Belirli aralıklarla yalnız başımıza bırakılıyoruz. 

(İkimizde durumun farkındayız) Ay'mamış davranıyorum. Kız da öyle; ama ilgisini birşekilde bana hissettiriyor. Muhabbet gırla gitmekte. Sonra "oyundan" sıkılıyorum. İlgisizliğimi ve olmayacağını ufaktan sinyallerle belli ediyorum. "Tel numaraları alınıp veriliyor. (Umrumda bile değil ben oynamıyorum artık) 

2 gün sonra yemek sırasında; 

Ablam: 
-Neden böylesin Ashill. İnsanlara neden bu kadar soğuk davranıyorsun. Senin yaşıtların senin gibi mi? Sürekli mutsuzsun; insanlarla aranda kalın duvarlar var. (ve hatırlamadığım bidolu söz) 

-Ben böyleyim işte (gözler dolmakta) Ben böyle mutluyum; lütfen karışma benim hayatıma. Ben acizmiyim beni görücü usulü kızlarla tanıştırıyorsun. İstesem!!! bulamaz mıyım? 

-Bulursun da! .............. 

-Lütfen tekrar ediyorum benim hayatıma karışma. Ben böyle mutluyum. (Kelimelerin bir kısmı dilimin ucunda; bir kısmı yıllardır boğazıma düğüm olmuş. Gözler yine dolar.) 

-Ama ama Ashill...... 

-(Salya sümük ağlamaya başlıyorum. Durdurabilene aşk olsun. Hıckıra hıçkra) Ben geyim. Gey. 

-(Tanımlanamaz yüz ifadesiyle. Şaşkın saçmalar durumda) Nasıl yani? Gey ne demek! Onu da nerden çıkardın. Senin aklın karışmış. 

Neyse ben açıklıyorum da açıklıyorum. Durum böyleyken böyle; 

Onun isteği doğrultusunda -içi rahat etsin diye- tutuyoruz doktorun yolunu. 

İlk önce o giriyor doktorun odasına daha sonra o çıkıp ben giriyorum. Kendimden eminim; beyfendinin (anlatılana göre çok iyi bir doktor) bilgisine de itimat ederek anlatıyorum. 

Doktor: Bana hep pasifler geliyor. (Lol ben aktifim/pasifim filan demedim. Adam aşmış) Peki bunu hiç bir kızla denedin mi? (Anal seksten bahsediyor) Eşcinsellik; eğer kişi kendisini bu konuda rahat hissetmiyorsa bir hastalıktır. Eğer istersen değişebilirsin. vs vs. 

Bunu ablam tekrar içeri girdiğinde de söylüyor. 

Bende düşüneceğimi (!) söyleyerek çıkıyoruz. -Ulan ben yıllardır düşünüyorum ben neler yaşadım kendi içimde sen biliyormusun- demek varken neden susmuşum ki? 

Birdaha bu konunun bahsi bile geçmiyor aramızda. 

Yalnız.......... Yeni tanıştırdığım arkadaşlarımı tepeden tırnağa süzmesi ve acaba'lı bakışları beni öldürüyor. 

Düşünüyorum da keşke bu duruma düşmeseydim. Out olmak isteyen arkadaşlarıma da şidettle tavsiye ederim ki; bilmelerine hiç gerek yok!

demiş arkadaşımız. Yalnız laf arasında (ben aktifim) demeyi de unutmamış lol ::P Doktor ise ayrı bir vak'a.


Şimdi paylaşacağım açılma anısınıda şunun için paylaşıyorum ki fikir hoşuma gitti. Hani birilerine açılmak isterseniz en bilindik yol olan "bir arkadaşım bana eşcinsel olduğunu söyledi bla bla" diyerek düşünceleri hakkında fikir sahibi olun diyoruz ya ve ona göre hareket edin işte onun gibi bir şey :))

Mesela sınıftaki arkadaşınıza çoğumuzun başından geçtiği gibi platonik olarak aşıksınız :/ Ne yapıcaz ya eşcinsellik hakkındaki düşüncelerini öğrenmek için "bir arkadaşım bir kuzenim" diyerek lafa giricez ya da "seni rüyamda gördüm ihi" dicez :D Artık seni rüyada gördüm olayı sizin azgınlığınız ile doğru orantılı değişebilir lol

- Berkecan dün seni rüyamda gördüm
- hayır olsun Burakcan 
- Valla hayır mı şer mi bilemem ama ahahahaa
- noldu lan diye gülüyorsun
- ahaha olm çok pis gördüm lan
- ahahaha nası lan nası gördün
- olm bildiğin anadan üryandın ahahaha
- (o.O) eee
- ehehe işte öyle yani bende kamyonu devirdim bildiğin
- lan sapıkmısın olm

gibi de gidebilir farklı kombinlerde üretilebilir artık o sizin hayal gücünüze kalmış hadi şimdi dağılın bu fikri uygulayın sonra bana mail atın (mail attı mailin %90 küfür içerikli ahaha)

Şimdi ise ilgili anıyı paylaşayım buradaki rüya gerçek tabii ki;

13 aralik 2004 
pazartesi hatta yok. ilk out oldugum gun degil, ertesi gun g-mall'deki yanginda olumkalim olaylari gelmisti basima o yuzden net hatirliyorum tarihi bu kadar 12sini 13'une baglayan gece de bir ruya gormustum o zamanlar da lisesondayim hani.. sozde stresli zamanlar bir de ustune gozle gorulen ama bilinmeyen ibnelik ekleniyo yakinim diyecegim kimse bilmiyo daha dogrusu bilen en yakinim beni terk ediyo.. falan anlarsiniz hepiniz. hatta kiminiz benden daha iyi anlar.. neyse ruya gorunuyo o gece, okulda bi cocuk vardir. kisa boylu. yakisiksiz, yakisikli aman bi garip. kisa boylu kiz olsan begenirsin sirin dersin, ama daha uzun erkek olunca neyine begenirsin anlamam. cok akilli diil belki osunu severdim o zamanlar. belki de bilegini severdim, ya da benimle sanatta sidik yarisini yapmasini 
aman neyse ne onemi var ruyamda ben bu cocukla sevgiliydim hani "cikmak" deriz ya 
ondan.. wet dream diil ama, seks yok ruyanin icinde yani ask var sadece belki biraz sevissme. ama uyandigimda ereksiyonluk bir durum da yok yani neyse uyanilir ruyadan 
icimde bir huzursuzluk. nasi fena. ay boyle boktan bir gun olucak belli giyinilir. okula gidilir. 
sevinilecek diye beklenir, ama yemekler bile boktan neyine sevinicem! denir sevinilmez ders olur matematik dert olur x=log2y, 2yx^8'in degerleri ne olabilir? gibigibi coz coze bilirsen yani yakin arkadas vardir, deniz. erkek diil ama kiz. onun arkasina gidilir derste ders sirasinda ayaga kalkilir fln. 

ben=b deniz=d 

b: ben bi ruya gordum 
d: ben de 
b: benim ki bi baska garip 
d: benimki zaten hatirlarda diil merak etme. 
b: merak ediyorum, ama sen benimkini daha fazla merak et. 
d: ediyorum. hadi anlat 
b: anlatasim yok. sofraya oturmak gibi diil. anlatmaya baslarsam sonu basindan once gelir. yok yok once gelmez ama agir basar son.. icine oturur. sen sorular sor en azindan. 
d:ok. ne sorim? 
b: de ki mesela "kiminle cikiyodun ruyanda?" 
d: kiminle cikiyodun ruyanda? 
b: sen tahmin et. 
deniz butun kizlari sayar 
d: kizlar bitti. 
b: kiz diil belki de 
uc bes erkek sayilir 

sora en sonunda benimkine gelir sira. soylenir. dil susar gozler konusulur. anlasilir. ok denir. olabilir. konusulmaz sora ulus'ta taboo vardir. bilen bilir.. oraya gidilir konusulacak ya.. biraz daha konusulur ruya ustune. ne kadar guzel olduguna dair konular acilir sevgili hissinin ruyada.. bana der ki deniz sora "belki biseksuel olabilirsin" 

ben de derim ki "hayir. biseksuel diilim. gayim" 
orda baslar. biter karanliklar.. zaten sorasi corap sokugu gibi gider. 
aile artik bilmeyen kalmaz..

devam edecek...

(burada alıntıladığım tüm yazılar benim de bir zamanlar üyesi olduğum ve şu an aktif olarak kullanılmayan e-disco' daki çok değerli forum arkadaşlarıma aittir)

sizin de böyle açılma hikayeleriniz var ise bana yazabilirsiniz: ogaybende@gmail.com

Dolaptan Çıkış Hikayeleriniz - III - için tıkla >>>

15 Ekim 2014 Çarşamba

3 Açık Eşcinsel Misiniz? Anketimiz Sonuçlandı.


Selam;

Yine 15 gün süre ile askıda kalan bir Anketimiz daha sonuçlandı. Son zamanlarda aileye ve çevremize açılıp / açılmama konusunu ele alıyor iken böyle bir anketi de aradan çıkarayım dedim. Peki anket sonuçları bize ne diyor;

127 kişinin oylamış olduğu anketin sonuçlarına bakarsak;

44 kişi Yalnızca arkadaşlarıma diyerek ilk sıraya yerleşmiş. Elbette yakın bir arkadaş ve arkadaş çevresine eşcinsel olduğumuzu söylemek daha kolay olsa gerek ;)

36 kişi ise Ne gerek var yahu diyerek 2. sıraya yerleşmiş ki ben de bu şıkkı işaretlemiştim zaten. 

21 kişi ise İleride açılıcam diyerek 3. sıraya yerleşmiş. Bir önceki anketteki yaş ortalamasına bakılırsa normal bir sonuç :) Her zaman dediğimiz gibi kendi ayaklarımızın üzerinde durmak önemli.

13 kişi ise LGBT değilim ne alaka gelip geçerken uğradım uğramakla kalmadım anketide oyladım demiş :D hatta 4. sıraya yerleşen bu grup LGBT dostu bireyler de olabilir. İlginiz için teşekkürler. :)

11 kişi ise hem ailem hem arkadaşlarım hem çevrem aaaa herkeşler biliyor ne kasıcam hıh diyerek 5. sıraya yerleşmiş efenim :)

2 kişi ise yalnızca aileme demiş. Umarım sorunsuz atlaşmışsınızdır bu zamanları.

Tekrar katılımlarınız için teşekkür ediyor ve yeni Anketimizi açıklıyorum.





Cinsel Rolünüz? (o.O) 
"ne yapacaksak" 
"yatakta olan yatakta kalır hıh" 
"genel bir profil çıkarıyoruz tamamen araştırma amaçlı (yersen)" 

velhasılı bir zahmet sağ üst köşedeki yeni anketimizi de şeediverin artık. Yine 15 gün askıda kalacaktır.

29 Eylül 2014 Pazartesi

20 Dolaptan Çıkış Hikayeleriniz


Selam;

Bir süredir "coming out of closet" yani kişinin cinsel yönelimini veya cinsel kimliğini uygun gördüğü kişilere söylemesi, gizliliği ortadan kaldırması yani bir nev'i dolaptan çıkması meselesini bir süredir ele alıyorum bildiğiniz üzere. Aileye açılma, arkadaşlara açılma vs. gibi. Bir forumdaki ilginç açılma hikayelerini buraya da almak istiyorum zira sanal alemin tozlu raflarında kaybolup gitmesin. Okuyanların kafasında belki bir ışık yanmasına sebep olabilir ya da yöntemi kopyalayabilirsiniz. Tekrar belirtiyorum kimse açılmak zorunda değil ;)

Yıllar önce kızlarla çıkarken (ve yatıp kalkerken) aslında erkeklere karşı da bir şeyler hissettiğimin farkındaydım. Ortaokul döneminden beri gelen birşey vardı. Çok yoğun olmamakla beraber böyle etraftaki hoş çocuklara falan bakmayı severdim. 

Çok yakın, kanka 2 tane straight arkadaşım vardı. Yediğimiz içtiğimiz ayrı gitmezdi. Onlarla oturuyoruz birgün. En son kız arkadaşımdan ayrılmışım. Birgün onlara dedim ki "Ben erkekleri merak ediyorum ve birgün mutlaka deneyeceğım". İkisi de çok şaşırdılar, ama böyle ters falan davranmadılar. "Gerçekten mi?" dediler, gülümseyerek "evet" dedim. Biraz da utanıyorum ama bunlar benim kankam, başka kime söyleyeceğim. Harbiden de o zamana kadar hiçbir gay ilişkim olmamıştı. İlk defa içimdeki gay dürtüyü birilerine söylemiştim. Çok daha rahat olmuştu, ben de rahatlamıştım. 


Bu konu burda kaldı. Taa ki aylar sonra birinin aklına gelene kadar. "Yahu" dedi biri aniden. "Sen bir zamanlar böyle bir şeyler demiştin, ne oldu, var mı bir gelişme?". Kafamı salladım. Çünkü harbiden olmuştu! "Vayyy!" falan yaptılar, ama detay vermedim. Ne de olsa bana özel. 

Bu arkadaşımız belli ki biseksüel. Ve bir kız ile çıktığından dolayı "bir erkekle de deneyeceğim" diyerek kankalarına ben "aktifim" demek istemiş gibi. Sanki aktif olmak toplum tarafından daha normal! karşılanacakmış gibi. "hea sen sikensen sorun yok" lol

***

Lise 2 de sınıftan bi çocua aşık olmuştum. Lise 3 başında buna söölemeye karar verdim. Çünkü bu bi kızla çıkıodu ve sürekli onu anlatıodu ve benim surat da 7/24 asıktı ve de bu sürekli neden moralin bozuk die soruodu. 

Özel derse gidecektik ve bu bize geldi önce. Tabi benim surat gene beş karış. Sebebini söölemezsen seninle bi daha konuşmam dedi. Ben de telefona "seni seviorum" yazıp verdim, baktı hiçbişey söölemedi. Yola çıktık hala ikimiz de sus pustuk. 

Minibüsten inip 2-3 dk geçtikten sonra bana "beni arkadaş olarak mı seviosun yoksa .....???" dedi. Ben de "ikincisi" dedim. Yine sus pus olmalar ve bende acaip bi heyecan. 

Dersten sonra da benimle hiç konuşmadı,ta ki yolda ona ne hissettiğini sorana kadar. "Ne düşünmem gerektiğini düşünüyorum" dedi. 

Onların evi benim evime çok ters olmasına rağmen sırf onun düşüncelerini öörenmek için onun evine kadar yürüdüm. Yolda bana "kendini kadın gibi mi hissediosun, merak etme sana birini ayarlııcam" gibisinden laflar etti. Hoofobikti yani. Zaten daha sonra sordupumda "eğer değişmeseydim" die, dedi ki "o zaman seni rezil ederdim". İyi ki değişmiş numarası yapıp bi kızla çıkmışım. 


O çocuk benim ilk aşkımdı ama şimdi onun suratını yakışıklı bile bulmuorm. Aşkım geçti ancak izleri kaldı. O aşktan sonra tamamen değiştim, çok farklı bir insan oldum ve aşktan korkuyorum. Platonik aşktan özellikle. Geçenlerde İngilizce kursu'nda bi çocuğa az kalsın aşık olacaktım, Allah'tan kurs bitti ama hala bazen onu düşünüyorum hatta geçenlerde rüyama girdi. Aşk kötü bişi karşılıksız olunca.

evet Aşkların en kötüsü karşılıksız olanı. Hele ki biz geyler için. Hetero birine aşık olmayanımız yoktur :). Yukarıdaki örnekteki gibi bir gazla sevdiğiniz birine sizde açılabilirsiniz. Büyük bir cesaret ister ama sonrasında olacakları da iyi hesap etmeniz gerekir. Eşcinselliği "kadın" olmakla eş tutan aklı direk "siken - sikilen" eksenine kayan bir düşünce ile de karşı karşıya kalabilirsiniz. Yapmanız gereken en güzel şey önceki yazılarımda da belirttiğim gibi eşcinsellik ile ilgili düşüncelerini öğrenmek. Bunu asıl yapabileceğinizi de yazdım zaten önceki yazılara bakıverin bi zahmet hıh.

***

20' li yaşların başındayım.. Henüz kızlarla beraberim, hiç gay tecrübem olmamış. 

Esas oğlan, o zamanlarki en yakın arkadaşım. Devamlı beraber geziyoruz tozuyoruz, cok iyi bir çocuk, süper kafa. Böyle 2 sene falan en yakın arkadaş olduk. Ama ben bir süre sonra onu "best friend" sevmemin ötesinde birşeyler hissettiğimi farkettim. Zırt pırt beraberiz ve çok iyi vakit geçiriyoruz falan. 

Birgün bir iş görüşmesi yaptık beraber ve çok başarılı geçti. Sonra da işi aldık. Çok mutluyuz falan. Gittik bir kasa bira aldık. Eve gittik nasıl içiyoruz. Acayip para kazanıcaz, çok iyi olacak, yaşasın, heyo!! Acayip keyfimiz yerinde.. Gül eğlen falan kafalar da çok iyi oldu. Benim "mutlu" bakışlarım bir anda "umutsuz aşık" bakışlarına döndü. O sırada da bir minderde uzanmışız beraber, sohbet ediyoruz, ama kaymışız artık... 

Çok utanıyorum bunu söylemeye ama o hafif bir el sarkması olayı yaptım.. Ama yani öyle abartmadım. Yani hiçbirşey açığa falan da çıkmadı. Sadece niyetim belli oldu. Dokunamazsam ölücem falan artık. Aylardır adamın yanında adama aşığım zaten patlıycam!! Bir de kafalar da iyi ya, sarhoş olmuşuz.... 

O da bayağı sarhoş olmasına rağmen elimi tutup "dur.." dedi. 

Öyle kaldı. 

Bu konu hakkında hiç konuşmadık. Ayılınca insan çok fena oluyor. Ne diyeceğimi bilemedim. Ne diyeceğim "yaw ben dün sana sarktım hafif, kusura bakma" mı? 

Tabii ki mutsuz son. Arkadaşlığımız yine devam etti, yine çok sık görüştük ama benim için azap oldu artık. Adamı her gördüğümde üzerine atlayasım var ama bir yandan da çok rezil bir durumdayım, çünkü salak bir olay yaşamış olduk. Sonra haliyle böyle devam edemedi. Daha az görüşür olduk. derken artık "best friends" değildik.. 


Onunla hiçbir zaman hiçbirşey olmadı, ve hayatımda en utandığım, en hatırlamak istemediğim an olarak kaldı. İlk heyecanlar olunca bastıramıyorsun, şimdi böyle bir durum olsa çok daha kontrollü olurdum diye düşünüyorum.

yine yukarıdaki olaya benzer bir vak'a. Ama içkili kafa ile arkadaşımız bir tık daha ileri gitmiş. sonuç ise biten bir arkadaşlık. :/



Liseden bir arkadaşım ( o yıllarda gay şimdi kadın pembe kimlikli falan ) evden ayrılmış bi arkadaşıyla ayrı eve çıkmıştı. bende arada bir ( Haftanın 4 günü onlardayım ) Bu gel gitler bende ruhsal bir dengesizliğe yol açmıştı sinirleniyorum kırıyorum döküyorum moralim bozuk depresifim falan falan falan... Annem bir gün dayanamadı çekti karşısına... 

Neyin var senin? - Anne bi şeyim yok 
Hasta mısın? - Hayır... 
Dersanedemi sorun var? - Hayır ( aslında evet ) 
Borcun mu var? - Hayır... 
Arabayımı çarptın? - Hayır... 
Delirdin mi? - Hayır... 
Uyuşturucu mu kullanıyorsun? - Anne hayır saçmalama... 
Aşıkmısın - Hayır ( aslında evet ) 

Bülent Ersoy gibi mi oldun? - EVET... 

( Bir an sessizlik ).... AMAN BE OĞLUM DERDİN BU MUYDU? NE OLURSAN OL SEN BENİM CANIMSIN KENDİNİ ÜZMENE DAYANAMIYORUM VS VS VS... 

Annemin bu olgun tavrı karşısında ben ŞOK tabi ( hiç beklemiyordum )... 

Anne lütfen çıkarmısın ( muhabbet benim odamda geçti ). 

Annem çıktı bi sigara yaktım balkona çıktım sigarayı attım banyoya girmek için odamdan çıktığımda koridorda annemle karşılaştım...5 dk. önceki anlayış abidesi kadından yüzyılın bomba sorusu... 


NE YANİ ŞİMDİ BENİM 2 DAMADIM MI OLACAK ? ( 1 de ablam var da )....

:) tabii ki anne evladının farkında burada. Zira hiç bir anne çocuğuna "Bülent ERSOY gibi mi oldun" diye sormaz :D Fırsatını bulmuş ve sormuş, arkadaşımızda fırsatı lehine çevirmiş. Lakin kafalardaki algı yine cinsel yönelim ile cinsel kimliğin karıştırılması yönünde ;)

***

Lisedeki en yakın arkadaşımın (ve şu anda hala kankamdır) yazlığına gitmiştik...Çoğu konuda hemfikir olduğum ve zevklerine de güvendiğim bi arkadaşımdır... Mesela hala deli gibi bilgisayar konsol monsol ne bulsak oynarız annelerimiz de bize şaşıp kalıyor bu olgunluğumuz karşısında :) 

Yazlıkta kalırken ailesi istanbula dönmeye karar verdi.Biz de bekar hayatı yaşıyoruz.Bu arada onun sevgilisi var bana da sevgilisinin arkadaşını ayarlama çabasında...Neyse...İki gecem sahilde o kızla sevişme denemeleriyle geçtikten sonra eve döndüğümüzde ben bu işi kıvıramıyorum herhalde diye düşünürken içimi fena bir korku ve sıkıntı kapladı... 

Ertesi gün depresif bir modda dolanıyorum en sonunda arkadaşım baktı ben evden çıkmıyorum, sordu...Neyin var...Bir süre cevap veremedim...Sonunda O'na bir şey söylemek istediğimi ama bunun arkadaşlığımızı etkileyebileceğini söyledim...O da 
"Ne o lan...Top musun yoksa?" dedi...Ben bi anda gülsem mi ağlasam mı bilemedim... Sonra gerçeği öğrenince o da özür mü dilesem diye düşünmüş... 

Neyse...Hayatımda arkadaşlık kararı verdiğim için pişmanlık duymadığım iki kişiden biridir...Olgunluğu beni hayrete düşürmüştü...Başlarda dumur olduğu için bana kız ayarlamaya çalışmaya devam etmişti...Ama sonunda benimle Yılbaşında Neoya gelip (sevgilisiyle tabii) bir iki sevgilimle de tanışacak kadar olgun biri olduğunu kanıtlamıştı... 


Bu arada depresif takıldığım gece saat 4 sularında deprem olmuştu...Şu kimsenin unutamadığı 17 Ağustos Depremi...Yani "bi out oldum yer yerinden oynadı"

***

devam edecek tabii ki isterseniz hıh

(burada alıntıladığım tüm yazılar benim de bir zamanlar üyesi olduğum ve şu an aktif olarak kullanılmayan e-disco' daki çok değerli forum arkadaşlarıma aittir)

sizin de böyle açılma hikayeleriniz var ise bana yazabilirsiniz: ogaybende@gmail.com

Dolaptan Çıkış Hikayeleriniz - II - için tıkla >>>
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
back to top