Blogta yayınlanan her türlü içerik; blog yazarının onayı olmadan kullanılamaz.

8 Nisan 2014 Salı

43 Yeni Blogger' lara Tavsiyeler



Evet sevgili blogger'a yeni katılan arkadaşlarım, sizler için bir kaç tavsiye niteliğinde maddeler hazırladım umarım işinize yarar. Kızım sana söylüyorum gelinim sen anla stayl :D şimdi yukarıdaki gif ne alaka diyenler için açıklayayım. Ben de bilmiyorum (o.O) ahahah 

1. Her ne kadar ben kendim için yazıyorum başkası okumasa da olur burası benim günlüğüm deseniz de sanal aleme açıldı iseniz, o blogun da okunmasını istiyorsunuz demektir. Yoksa gidin bir world dosyası açın yazın yazabildiğiniz kadar :P Bu sebeple takipçi olayı blogun ömrü ile doğru orantılı ne kadar çok yorum alır ve takipçiniz olur ise sizde de blog yazma isteği o kadar artar. 

Bakınız melis ve dadısına umurlarında değil saldım çayıra mevlam kayıra stayl takılıyorlar öyle olmayın :))

2. Takipçi dedik o yüzden blogunuzda mutlaka izleyiciler gadget'i ekli olmalıdır. Ha olmasa da olur kişi istese blog ana panelinden ekle diyerek sizi takibe alabilir ama sizce uğraşır mı Hayır , koca blogu resimlerine bakarak bitirenler var lol

3. İzlediğiniz bloglara yorum yazmaktan çekinmeyin. Diğer okuyucu ve blog kitlesinin sizden haberdar olmasını sağlamış olursunuz. Bir konuyu okuyan sizin yorumunuzu görünce hımm kimmiş bu diyerek size tıklayabilir :P :) O yüzden yorum yazmaktan çekinmeyin.

4. Yorum kısmınız orjinal kalsın yok disqus eklentisi yok google+ yorum paneli gibi ıbık zıbık şeyleri eklemeyin zira yorumları takip etme zımbırtısı olmadığından varsa bile bir kaç blogda karşılaştığımdan dolayı "hoş gözükmüyor" en güzeli doğal yorum panelinin kalması.

5. Beni bilgilendir zımbırtısı demiştik di mi bir üst şıkta. Blogunuzun yorum kısmında bu tik mutlaka olsun. Bu sayede blogunuz daha interaktif olmuş olur. Yorumu yazdım adam ne dedi yahu diye kişi merak edip blogu tekrar didiklemez! ancak mail adresine bildirim geldiği zaman sizin ona ne yazdığınızdan haberdar olur. Bu sebeple bu püf noktasını atlamayın lütfen.

6. Bu püf noktası dedik ama siz ne yaptınız tepeye müzik şeysini eklediniz. Neymiş efenim bloga gelenler yazıyı okurken dinlendirici bir müzikte çalsın oh mis - ama oh mis değil işte lol madem eklediniz sonucunda neler oluyor blogun nasıl mutasyona uğruyor bilgilen dimi lol Bu zımbırtıyı eklediğiniz zaman yorum ksımından "beni bilgilendir" şeysi uçuyor bilginize!. O zaman ne yapacaksınız ayarlar kısmından yorum kısmını blog altına gömülü olarak değil de ayrı sayfada açılsın olarak ayarlayacaksınız. Bu da önemli efenim.

7. melisleyatakmaceraları.blogspot.com olarak blog açtınız ve biz de çok merak ettiğimiz için takibe aldık. Neyse melis dadısı evoğlanı ile yaşamış olduğu öpüşmeli kokuşmalı anılarını bloga yazmaya başladı ve özenip devamı yarınnngg dedi (:/) biz de merakla bekliyoruz ne zaman yazacak diye. Bekle bekle yok kesin melis ya da dadısı dayanamayıp hık diye gitti diye düşünürken bir de bakıyoruz ki o konu bitmiş 25. herifi nasıl götürdüm'e gelmiş ama bizim blog takip ekranımıza hiç biri düşmemiş sizce neden :(

çünkü melis bize sormadan melisleyatakmaceraları.blogspot.com adresinden sıkılıp küçük bir değişiklik yapmış melisleduvardanduvara.blogspot.com

o zaman ne oluyor efenim biz eski ismi ile takip ettiğimiz için yeni ismi ile bize güncellemeler gelmiyor ama o siteye gittiğimizde halen takip ediyor gözüküyoruz :/ bu duruma düşmemek için blog adresini değiştirmek istediğinizde, bunu bildirin sizi çok seven takipçileriniz (altıma doğru) sizi yeni adresi ile EKLE kısmından tekrar takibe alsınlar ki güncellemeleriniz gelsin. Bu olayı Bal oğlanın da yaşadım o yüzden aktardım.

8. Etiketler kısmı da önemli google bu etiketlere göre yönlendirme yaptığı için etiketleri ne kadar mantıklı yazarsanız ona göre ilgili kitleye ulaşmış olursunuz.

örneğin: "gaylerin penisi neden büyük" diye yazan biri benim bloguma gelmiş hangi etikete ya da başlığa istinaden geldi bilmiyorum :D ama siz yine de etiket olayını atlamayın.

şimdilik aklıma gelenler bunlar, sizin eklemek istediğiniz bir şeyler varsa ya da sormak, yorum kısmında yazabilirsiniz. Ben bunu anlamadım diyen olursa da özenle açıklarım. Sonradan "enee şunu demeyi unutmuşum" diye bir şey gelirse de yine yorum kısmına eklerim.

3 Nisan 2014 Perşembe

12 İzleyiciler Gadget' in Düzeltilmesi

Bir zaman ki büyük ihtimalle blogspot.com un sonuna TR uzantısı gelince izleyiciler gadget'i bozuldu. Bir çok yerde ve blogda bu durumun nasıl düzeltileceği anlatılmış olsa da blog sahipleri sağolsun araştırma zahmetine girmemişler bir türlü :) İzlediğim bir çok blogda halen bu kısım arızalı gözüküyor. İzlediğim çoğu blogda; 

"Bu gadget hatalı olarak yapılandırıldı. Web yöneticileri için ipucu: Lütfen "Friend Cornect Ayarları - Ana Sayfa URL' si'nin bu sitenin URL'siyle eşleştiğinden emin olun"

 uyarısı mevcut. Blogunuzu seviyor iseniz lol bu kısmı düzeltin hem görüntü kirliliği yapıyor hem de kişinin bloguna özen göstermediği izlenimi bırakıyor (yersen) veya sizi takip etmek isteyecek olan blog takipçileri bu gadget arızalı olunca takip edemiyor ki böyle bir durumda;

Kumanda panelindeki - Okuma Lisetsi altında EKLE kısmı var takip etmek istediğiniz blogları buradan da ekleyebilirsiniz tabi uğraşmak isteyen olursa. Gelelim bu arızanın nasıl giderileceğine;

Bir kez daha tekrarlamak gerekirse;

Kumanda Panelinden Blogunuzun ismine tıklayarak blog ayarları kısmına giriyorsunuz hani blogunuza gelen yorumlara, istatistiklere baktığımız ya da blog tasarımını değiştirdiğimiz kısım var ya heh orası işte.


üşenmedim ekran görüntüsü aldım. Bu kısımda Ayarlar kısmına tıklıyoruz ve sağ tarafta blogumuzun adresinin yazılı olduğu kısım geliyor karşınıza;


evet burayı da bulduk di mi üşenmedik şimdi bir 5 dk falan ekrana bakıyoruz bön bön ahaha zamanla ekran flu olacak heh işte düzeldi gözler de moku yedi :P Bu kısımda Düzenle ye tıklıyoruz ben full pasifim tıklayamam şekerim diyorsanız da bir kere den bir şey olmaz.

blog adresini değiştiriyorsunuz. Şöyle bişi yani;

ogaybende31.blogspot.com
ogaybende69.blogspot.com
ogaybendefuckmelis.blogspot.com

artık size kalmış :P bence fazla abartmayın blog adresinin sonuna 1 yazıverin. ogaybende1

tabii oraya gidipte kendi blog adresinizi silip ogaybende1. blogspot.com falan yazmayın yani ahahahaha (melis bu uyarı senin için di yavrum)

sonra aynı yere girip eski adresinizi tekrar yazıyorsunuz. Sonra blogspot dan çıkıp tekrar girin ne olur ne olmaz ve gidip blogunuzu kontrol edin ve gadgetinize kavuştuğunuzu göreceksiniz. (bana neyse artık)


31 Mart 2014 Pazartesi

13 Usta Askerlik -2-


<<< bir önceki yazı


tabi yukarıda görmüş olduğunuz fotoğraf ne alaka diyebilirsiniz ben de dedim hatta (o.O) tren gibi bir birbirin kenet... aman yani dizilmiş resim tabii ki acemi birliğindeki duş alma sırasını anlatıyor duş sırası 2 dk olduğu için kim uğraşacak soyun giyin saldım çayıra mevlam kayıra misali desem de inanmayın ahahaha yok öyle bişi :D (bir an askere gitme istekleri arttı gibi :D)

bu sıra daha önceden de anlattığım gibi muayene olma sırasını temsil ediyor bu şekil diziliyoruz sonra ereksiyon olan varsa ayıklıyorlar ahahahaha :D tabi böyle bir şey de yok bu resmin bizim ülkemizdeki askeriye ile yakından uzaktan alakası bile yok rusya olsa gerek bilemem sadece dikkat çekmek için koydum hıh

efenim usta birliğimde telefon kullanmak yasak olsa dahi geceleri koğuşta kullanıyor idim tüm blogları okumaya hatta eski yazılarına kadar gitmeye çalıştım çoğunuz "lan fii tarihinde yazdığım yazıya herif daha yeni yorum yazmış tee allamm" da demiş olabilirsiniz. Watzeppp den Petrikciğimle yazıştım ara ara, bir kaç kişi daha vardı sanırım sağolsunlar. <3

Gittiğim yerde RDM askerde vardı. Ruhsal sorunları olan askerlere RDM deniyor aylık düzenli olarak görüşmeye falan gidiyorlar durumlarındaki değişmeleri takip ediyorlar falan.  İşin ilginç tarafı ise bunlarla iç içe koyun koyuna yatıyor olman. Ruhsal dengesizlik yaşayıp seni doğrar mı kendini doğrar mı diyen yok. Bu RDM silah vermeyelim, nöbette tutmasın, yatsın kalksın yemeğini yesin ortalığa huzursuzluk salsın günü dolunca da defolup gitsin mantığı var ama seni ruhsal olarak sıkmış sıkmamış kime ne.

Şöyle bir anı anlatayım; bu RDM nin birisi komutan ile girmiş olduğu münakaşa sonucu gidip kendini jiletledi (o_O) evet böyle bir olaya da şahit oldum yani.

Neyse uzatmayayım;



Etrafınızdaki asker arkadaşlarınızın bir çoğu ergenlik döneminden dolayı kızıştığından mütevellit küfürün haddi hesabı yok. Hiç duymayacağınız kadar küfür duyacak hatta siz de kendinizi küfür ediyor olarak bulacaksınız. Banyoya giderek 31 muhabbeti yapanından tutun da, sivilde ne kadar kişi ile düzüştüğünü anlatılan bir çok konuya maruz kalacaksınız, hata soru size de gelecek artık neler anlatırsınız o sizin hayal gücünüze kalmış lol. Bir birleri ile boğuşuyorum ayağına halen sik - göt avuçlayan dayayanlar mevcut lise zamanlarındaki gibi :P 

Feminen ağırlıklı bir eşcinselin asla bulunmaması gereken bir ortam.

Acemi birliğine gitmeden önce ortak bir arkadaşım vasıtası ile tanıştığım başka bir eşcinsel arkadaş ile acemi birliğinde beraber idik. Fırsat buldukça sohbet etme fırsatı bulduk lakin arkadaş yerinde fazla duramadığı için 10 dk sonra aradan kayboluyor idi ya kitap okuyor olarak bulurdum ranza da yada bir şeyler içerken kıyıda köşede. Eşcinsellik babında fazla konuşmasak da o da sağ salim bitirdi askerliğini.

Usta birliğine katılmak için geldiğim Alayda ise şöyle bir olay yaşanmış ki biz sabahında haberdar olduk ://

Sabah uyandığımızda karşı binadaki koğuşlarda akşamdan kavga olduğunu bir çocuğu çok pis dövdükleri bilgisi kulağımıza gelmişti. Öğlene doğru işin rengi netleşmişti ki bir çok kişi arasında zaten bu konu konuşuluyor idi. Ben bile bu konunun konuşulduğu olayın ortasına düşmüştüm diğer eşcinsel arkadaş ile ve ne diyeceğimi bilememiştim. ://

Şerefsizin birisi sanırım eşcinsel olduğu hal ve tavırlarından belli olan bir gence yaklaşıp şöyle demiş. 

"Geceden karıya gittim aq orospusu penisimi ısırdı şimdi çok acıyor krem aldım ama süremedim sen sürmek ister misin?"

evet kulağımıza gelen dialog aynen böyle. Şimdi penise krem sürmeyi kabul eden ve 4. katın koğuşundan en alttaki merdiven altına kadar inmeyi göze alan kezbana mı kızalım yoksa diğer denyoya mı sövelim bilemedim. Bizim kezban bunu kabul edip merdiven altına indiği zaman onu orada bekleyen bir kaç dallama ve onu oraya götüren şerefsiz tarafından darp edilmiş. Konu nasıl kapatıldı ne oldu bitti bilmiyorum çünkü olayın olduğu gecenin sabahında biz bunları öğrenmiş öğleninde de kur'a sonucu gideceğimiz yerlere dağıtılmış olduk. 

Yani o çocuğu tekrar görmedim aslında görmek isterdim. Konunun geçtiği topluluk arasında "lan demek eli sargılı olan o idi ben de yardım ettim sabah kahvaltısını almaya ne bileyim aq" diye bir tepki de gelmişti. Kendi beynimde hesap kitap edip "kezban" a kızıp homofobik ortam arasında fazla sivrilmeden sessiz kaldım zira bulunduğum yer ve ortam buna hiç müsait değildi maalesef. :// O anki psikolojim çerçevesinde beynimde bir çok şey dönerken dışarı yansıtamadım işte :/

Bu sebeple;

Askeriye de kimle ne düşünce ile karşılaşacağınız belli olmadığından mütevellit kapıdan girerken tüm kimliklerinizi kapıda bırakmanızı tavsiye ediyorum hatta fazla feminen ve eşcinsel olduğunuz belli ise hiç gitmeyin daha iyi.

Askerlik ile ilgili sorusu olan sorsun yoksa ebediyen sussun :)

25 Mart 2014 Salı

6 Usta Askerlik



<<< bir önceki

evet askerlik öncesi, acemi birliği falan derken 30 günlük acemi askerliğimi bitirdim. Acemi birliğin de sizi bekleyenleri madde madde son kez yazacak olursak;

- Kalabalık
- 80 kişilik koğuşlar da toplu yatma (bizimki öyle idi bu sayı daha da yüksek olabiliyor)
- Bol bol sıra bekleme
- Bol bol içtima ve ayakta bekleme
- Ayakta mantar olma tehlikesi (çok şükür olmadı)
- Sıcak zamanda gitti iseniz pişik olma tehlikesi
- Demir bardaklarda şerbet niyetine çay
- Sivilde tüketmediğiniz kadar abur cubur kola kahve tüketimi :)
- Samimi bir ortam

askeriyede dolap düzeninden yatak düzenine, yorganın bile belli bir katlanma şekli var şöyle ki son gün saat sabahın 03:30 u hadi uyanın uyanın herkes kapının önüne içtima şeklinde sıralansın bavullarınızı da alın yanınıza dediler. Apar topar indik oh bitti nihayet' in sevinci, sabahın köründe deli mi sikti lan'ın siniri vs. Millet vedalaşıyor, telefon numaraları alınıyor son kez falan fıstık her neyse koğuş sorumlusu komutan herkes yataklarının başına tekrar çıksın dedi ve yorgan düzgün katlanmış mı katlanmamış mı (o.O) katlayamayanlar katlayana kadar buradan ayrılmayacak demesin mi, artık tek tek kontrol ediyor olmuş olmamış bla bla bana geldi olmuş dedi tekrar indim aşağı :) böylelikle acemi birliği bitmiş oldu kendimi dağıtım iznimi de kullanmış bir şekilde hava alanına atıp, oradan da evimin yolunu tuttum :)

İzin günlerim gelip geçti ve tekrar askerlik zamanı geldi teslim olmam gereken birliğe gittim kapısından girerken halen "firar mı etsem acaba" düşüncesi vardı lol girişte bir form dolduruyorsunuz işte sizin hakkınızda bilgiler içeren falan, sonra oradaki askerler size yatacağınız yeri gösteriyor. Ben bir çoğunuzun bildiği üzere Turizm Jandarması olarak askerlik yaptım. Yani deniz kenarındaki bir memlekete gittim. Oradaki Jandarma Alayına teslim oluyorsunuz. Sonra kur'a çekiliyor ve gideceğiniz yeri kendiniz seçmiş oluyorsunuz. Her neyse 2 gün orada kaldım seçimler yapılana kadar.

Askerlikte 2 durum var bu 2 durumun olmadığı yer yoktur zannımca.

1. si sıracılık
2. si devrecilik

Sıracılık denilen şey yapılacak her işin sıra ile yapılması demek. Yani bulaşık mı yıkanacak, komutanlara çay mı gidecek, bir iş için birileri mi çağrıldı vs. sıra hangi devre de ise o gidiyor. Yani sen en son geldin en son sen yapacaksın diye bir şey yok. Senden öncekilerde yapıyorlar sırası gelince. Günlük bu sıra dönüyor vs.

Devrecilik ise tamamen üst devre denilen ve senden önce askere gelmiş olan kişilerin bir birlerini kollaması ve tüm işi son gelen devreye yaptırması. İş böyle olunca sen de senin alt devren gelene kadar sabrediyorsun sonrası yatış. Sinir bozucu bir durum. Ve bir çok yerde de bu işliyor.




Ve kur'a çekimleri günü geldi. Bir çok tanıdık yüz görüyorsunuz zira acemi birliğinizi aynı yerde yapıp gittiğiniz şehre gidenler de var. Ayrıca uzun dönem olarak askerlik yapacak olanlar da vardı kur'aya kalan. Her neyse kur'a da bulunduğunuz Alay, ya da o İl'e ait bir İlçe karakolu veya cezaevi en nihayetinde de bir dış karakol çekme şansınız var.

Bulunduğunuz Alayı çekerseniz onlarca rütbeli  olacak, hep göz önünde olacaksınız bu yüzden sıkıntılı ki Alayda kalan arkadaşlar hep şikayet ediyorlardı görüştüğümüzde (demek Alayda kalmamışım :D)

İlçe Karakolunu seçerseniz Alay'a göre nispeten daha iyi. Orada da bir çok rütbeli ile karşılaşmanız mümkün. Ayrıca bölük statüsünde olduğu için ve en az yüzbaşı olduğu için bölüğün başında günde 3 vakit içtimaya çıkmanız mümkün. Disiplin daha fazla ki benim karakolun bağlı olduğu bölüğe gittiğim zaman devrelerimden bu yönde sıkıntılar duyardım :D (bakın ilçe bölüğüne de gitmemişim :D)

Cezaevi derseniz de en sıkıntılı olanlardan birisi. Orada yapan arkadaşlarım ile görüştüğümde de baya sıkıntılı bahsediyorlardı hatta en kötüsü cezaevine düşmek :/ (ben buraya da düşmedim :D)

evet son bir yer kaldı dış karakol yani ilçe'ye ait beldelerden birisi. Deniz kenarında idik toplamda 14 - 15 kişi ve 5 tane de rütbelimiz vardı zaten 3 tanesi benden küçük idi. :) Şansıma çok iyi bir yer çıktı. 

Bakın gideceğiniz yerden ziyade gittiğiniz yerdeki en yüksek rütbelinin size karşı davranışı önemli. Bizim karakol komutanının 3 çocuğu vardı 2 si erkek. İlerde kendi çocuklarının da aynı yollardan geçeceği konusunda empati kurmuş olmalı ki bize karşı çok babacan idi ve bu diğer komutanların davranışlarına da sirayet ediyordu. Günde 2 saat nizamiye nöbetimiz vardı, kule nöbeti falan yoktu ki diğer taraflarda kule nöbeti falan var en azından bizim bağlı olduğumuz bölük yani ilçe 3 saat nizamiye nöbeti 3 saatte cezaevine gönderiyordu nöbet için günde 6 saat. Hoş bir gün sonra tüm gün dinlendiriliyorlardı ama olsun sıkıntılı bence. 

Bol bol kitap okudum, jandarma olduğum için devriyelere çıktım ki devriyelerde zaman hızlı geçiyor sahil kenarlarında dolandım oksijenin dibine vurdum :D 4-5 saatlik uyku yetiyordu dinç kalıyordun. Nöbetler dalga sesleri eşliğinde idi :) 

İş böyleyken bile "bitse de gitsem" diyordum kimi zaman . Zira 6 ayını ayırıyorsun ve ödemelerin olabiliyor maddi yönden planların alt üst olabiliyor. 6 ay çok uzun bir süre ki 12 ay bile uzun. Gereksiz külfet devletin sırtına. Bir an önce paralı ve kalifiye elemanın çok olduğu ordu sistemine geçilmeli. Askerlik bir meslek olarak yapılmalı ! (vatandaşlara da öğretilmeli bazı şeyler ama bana göre 2 ay yeterde artar bile)

Cinsellik olayına gelirsek;

devam edecek :ahahah :))

devamı için tıkla >>>

22 Mart 2014 Cumartesi

12 Acemi Askerlik


<<< bir önceki için

fazla uzatmadan Askerlik Dönemimin acemilik kısmını bu yazıda bitirmek istiyorum. Aşılarımız vuruldu sıra elbiseye geldi, tabi siz boyunuzu kilonuzu pantolon bedeninizi falan söylüyorsunuz girişte elbiseleriniz sizin üzerinize uygun bir şekilde hazırlanıp veriliyor (ahahaha yersen :D)

Efenim askeriyenin olmazsa olmazı sıraya geçilerek elbiselerin verileceği kısma geçiyorsunuz e 1000 kişiye elbise verilecek senin bedenin nedir diye sormayacaklar herhalde :D zamanla uzmanlaşmış uzmanımız sizi daha kendine yaklaşırken gözleriyle tartıp biçip uygun kamuflajı elinize tutuşturuyor. :) Lakin bizim komutan sağolsun birer kere deneyin büyük olan getirsin demişti bizde deneme kabinlerinde ahahaha değil tabi bahçede :D üzerimize deneyip birer numara daha küçüğünü almak için tekrar gitmiştik o bile bana büyüktü ve acemi askerliğim sonunda terziye daralttırmıştım.

Efenim; gitmeden önce bot numaranızı 1 numara büyük alın diyorlar hep, ben ayakkabı numaramı söylesem de botu veren arkadaş al 1 numara büyüğü diyip verdi eh tecrübeli arkadaş diyerek aldım ben de ki iyi ki öyle almışım yemin törenine hazırlık için bol bol yürüyeceğimizden dolayı ayaklar şişiyor.

Diş fırçanızdan tutun da giyeceğiniz çoraba kadar, eldivenden tutun da ayaklarınızı sileceğiniz havlunuza kadar her şeyi askeriye size veriyor. Ayrıca kantinlerde uzun bir süre sıra bekledikten sonra istediğiniz malzemeye de ulaşabiliyorsunuz. Bir tek traş bıçağı verilmiyor onu da giderken yanınızda götürüverin bir zahmet.

Bundan sonra 2 hafta boyunca saatlerce yürüdük sol sağ ve 4-5 kere yemin töreni provası yaptık askerlik hayatınız da ve sivil hayatınızda ne işe yarayacağınızı bilmediğiniz bu yürüme seansları sizi bezdirebilir. Ayrıca 1970 lerden kalma silahınız ve leş gibi kokan hücum yelekleriniz de üzerinizde sırada beklemek yürümek adera bir işkence. Hücum yelekleri nemli nemden ter ter kokmuş ki siz de giderken depoya teslim ediyorsunuz sizden sonra gelecek arkadaşlar giysin diye :D ceplerine not yazıp bırakanlar bile vardı.

Duş almada sıkıntımız yok idi zaten gittiğim memleket sıcak bir memleket olduğu için her daim sıcak su mevcut idi. Banyolar ise bölüm bölüm önünde naylondan bir perdecik üzerine havlu atmazsanız birisi yanınıza dalabilir lol :D 

İçtima denen şey ise sabah öğle akşam ve yatmadan önce yapılan saatlerce ayakta beklenilen şey diyeyim. Her seferinde sayılıyorsunuz eksik var mı yok mu diye güneşin altında saatlerce ayakta beklediğimi bilirim efenim komutan sayacak size birşeyler diyecek falan fıstık 15 dk lık molalarda en yakın gölgeye veya çeşmeye koşuyorsunuz anlayacağınız. 

Ceza mekanızması ise bireysel değil toplu olarak işliyor birisi bir hata yaptığı zaman tüm bölük ceza alıyor ki Allah'tan fazla sıkıntı çekmedik sadece 2 kere falan istikamet yedik istikamet yemek ise komutanın emri ile söylediği yöne koşturup yat emri ile yere düm düz uzanmanız hiç bir uzvunuz çıkık durmayacak popo ve topuk :D sonra kalk dediğinde tekrar koşturup 2. bir yat emri ile yine yere yapışıyorsunuz bu olay 5-6 kez tekrarlandıktan sonra toplan dediğinde yine posta posta ya da manga manga diyeyim koşup hemen sıranıza geçiyorsunuz tabi üstünüz başınız leş gibi olmuş bir şekilde. Bunun yanında ördek yürüyüşü falan da yaptırılıyormuş ama bize denk gelmedi komutanlarımız insaflı idi ki o istikamet veren kişi de 12 aylık askerlik yapan bizden birisi sırf ego tatmini diyeyim size ;)

Uzun dönemden çocuklarda olduğu için alayda kısa dönemlere yapılan pozitif ayrımcılığı gözlemleme şansınız oluyor maalesef. Örneğin komutan sağa sola dön olayını bize 1 günde anlatıp uygulaması da olumlu sonuçlanınca sizin yerinizde uzun dönemler olsa idi en az 15 gün uğraşırdık diyor hoş bizde de hata yapanlar çıktı arada ama size farklı gözle bakıyorlar diyeceğim o ki kısa dönem askerlik için bile üniversite okuyunuz.İçtimaya geç kalan bir çocuğu bizim içtima alanımıza kadar yerlerde süründürüp geri döndüğüne şahit olduk :/ 

Ben ülke de bu kadar çok eroinman, esrarkeş, hapçı olduğunu bilmiyordum bizim aramızda yoktu ama uzun dönemler arasındaki herkes içiyordu sanırım. Hoş gittiğim esas birliğim de bile bu tarz kişilerle karşılaştım. Allah ıslah etsin.

Nöbet olayımız yoktu acemi birliğinde. Sadece koğuş nöbeti vardı günde 1 saat ve posta posta ayrıldığınız için her gün 1 posta bu işe bakıyor idi. Biz 15 posta ya da manga da deniyor olduğumuz için ayda 2 kere bu sıra geldi. Aynı şey yemekhane için de geçerli. Yiyeceğimiz yemeğin dağıtımı ve 350 kişinin bulaşığı size ait o gün sıra sizin posta da ise.

Hasta olduğunuz zaman revire gidiyorsunuz düşüp bayılmadı iseniz akşamdan isminizi yazdırıp sabah çıkabiliyorsunuz revire. Ve giden arkadaşların aktarımına göre oradakiler geleceğinize gelmeyeceğinize pişman ediyorlarmış. Yazılan ilaçlarda sizin hastalığınız geçtikten sonra ancak size geliyor :D Revir görevlisi size atacağınız saatlerde veriyor işte. 

Nihayet tüm yürüme çalışmalarından sonra yemin töreni olayına geldik 15 gün sonra. Ailesi gelenler heyecanlı bir şekilde tören alanına geçtik ve gayette başarılı yürüdük. 15 gün boyunca yürüyüş eğitimi alıpta son provada yürüyemeyenleri ayırıyorlar saçma bir şekilde baştan ayırın ki adam o eziyeti çekmesin ya da neden ayırıyorsunuz ki kişinin ailesi gelecek sonuç olarak onun için gurur kaynağı bir olay. Bunun tantanası yaşandı ve beceremeyenler bölük komutanın insafı ile yine de bölüğün en arkasında yürütüldü. O gün aileleri gördüğüm zaman mutlu olmuştum sivil yaşama ait bir şeyler gördüğüm için :D Yemin ettikten sonra ailesi gelenler o gün akşam evci olarak çıkabiliyorlar. Yani Cuma günü yapılıyor tören cuma akşamından çıkıp pazar akşamı dönebiliyorsunuz tabi birliğinizin bulunduğu il veya ilçe sınırlarından dışarı çıkmamak kaydı ile. Ailesi gelmeyenler ise Cumartesi - Pazar çarşı iznine çıkıyorlar. :) Çıkar çıkmaz cam bardakta çay içip güzel bir kahvaltı ve yemek yemiştim.




evet akşam yatmadan önce millet dişlerini fırçalayıp ayaklarını yıkadıktan sonra yukarıdaki manzaralar oluyor idi. Ne kadar da seksi duruyorlar di mi :) (ahahah eşcinsel olduğumdan süphelendim şimdi :D) Öyle üniversite yurdu gibi lay lay lom yok gece yat içtimasından sonra 30 dk lay lay lom yaparsın falan ama günün verdiği yorgunluk ile biran önce zıbarıp yatmak istiyorsun hatta şu ışıkları bi kapansa diyerek homurdanarak ki vakti geldiğinde ışıklar pat kapanıyor ;)

Güzel arkadaşlıklar kurulabiliyor ilk başlarda ismini öğrendiğin kişiyi 1 saat sonra simayen hatırlasan bile isim olarak hatırlamıyorsun zaten :D zira sohbet edeceğin bir çok kişi gelip geçiyor elinden en nihayet posta posta ayrıldığınız zaman en çok kendi postanız ve takımınız ile gezdiğiniz için onları daha iyi tanıyorsunuz.

Yemin töreni bitti çarşıya çıkıldı bir rehavet çöktü ama oh en azından deli gibi yürümekten kurtulduk dedik. Bir de öğle yemeği içtiması var ki yemekhanenin önüne geldiğiniz zaman;

Tanrımıza hamd olsun
Milletimiz var olsun

diyerek yemek duası ediyorsunuz. Acemi askerliğim boyunca bu bize 2 kere yaptırıldı. Hoş Tanrımız kısmında Allah'ımız diyen ve neden Tanrı deniliyor acaba diye fikir yürütemeyen arkadaşlar da vardı ki biraz düşünseler sebebini anlarlardı. Herkes islam dini üzerine olmayabilir di mi arkadaşım ;) Hangi Tanrı onun için kutsalsa diye adamlar böyle bir genel geçer isim koymuşlar kapiş.

Evet sivil hayatında eline silah almamış olan ben askerde silahla iyice bir haşır neşir olduk ki artık silah atmaktan korkan ben nasıl attı isem Atış Timine seçilmiştim. 40 kişilik olan bu tim eğitim sonundaki denetleme ve flama yarışmalarında atış flamasını kendi bölüğüne kazandırmıştı. (cool) :D

Her türlü jandarmaya has eğitimimizi aldıktan sonra gün geldi ve acemi birliğimizin biteceği güne çattı. Nasıl bir sevinçtir anlatılmaz yaşanır :) Gideceğimize son 1 hafta kala nefresim takımları değişdirtildi bizlere 1 hafta daha üzerinde yattık ve yeni gelecek arkadaşlara hazır ve nazır bir şekilde yataklarımızı bıraktık :D düşündüm ki benden önce de benim yattığım yerde birileri yatmış yani bize has serilmemiş onlar lol.

Son olarak 180 gün askerlik yapıyorsunuz bunun 30 ila 45 günü gittiğiniz yere göre değişiyor acemilik oluyor. Gerisi esas birliğinizde. 12 gün izniniz var. Birliğiniz ile ikametiniz arası 800 km  ve üstü ise 2 gün altı ise 1 gün yol izni veriliyor. 12 günlük izni kullanmayıp yol izni ile birlikte terhis günü 13 gün önceden çıkabilirsiniz. Ben 7 günlük dağıtım iznimi kullandığım için tertiplerim eve giderken arkalarından bakakalmış ve 1 hafta daha askerliğime devam etmiştim zor oluyor :D Başlarda hele bi o gün gelsin 1-2 günün sıkıntısı olmaz diyen ben 1 saati bile çok görür oldum ki çok rahat bir askerlik dönemi geçirmiş olsam da.

evet bir daha ki son askerlik yazısı Usta birliğim ile ilgili olacak.

devamı >>>

18 Mart 2014 Salı

20 Gittim, Yaptım!, Geldim - 3 -



<<< bir önceki için


daha önceden de belirttiğim gibi yazacaklarım gidilen yere göre değişmekle birlikte yine de genel bir bilgi olması açısından ele alınacak şeyler.

O günün yorgunluğu ile uyumuşum. Ranza sistemi var ama yurtlardaki gibi geniş aralıklı değil. Yani alt katta yatan rüyasında korksa ve aniden sıçrayıp doğrulmaya çalışsa kafasını üst ranzaya geçirebilir o kadar yakın :) üstte yatanın ise tek sıkıntısı var alt kattaki uykusunda dönüyorsa hafif şiddetli deprem oluyor sanabilir :D

Sabah saat 06:00 hadi uyanın uyanınnnn bağrış çığırışı arasında kalkıyorsunuz ilk önce neredeyim ben ne oluyor sen kimsin ben kimim hımm askeriye burası diyerek lavabonun yolunu tutuyorsunuz ama süpüriz :D lavabolar ve WC ler dolu bir tek pisuarlar boş tek tük eleman yarı uykulu ellerinde zikleri işemeye çalışıyor WC sırası beklemeniz lazım ve her WC önündeki ibrik dikkat çekici aslında WC değil HELA. Askeriye Türkçe kelimelere dikkat ediyor ki etmek zorunda zira diğer devlet kurumları o kadar dikkat etmezken askeriye de ayrı bir hava var.

06:00 Kalk
06:30 a kadar kişisel bakım
07:00 a kadar kahvaltı
07:30 mıntıka
08:00 sabah içtiması (iştima)

bir müddet sonra sabah erken uyanmak sorun olmuyor, tek sorun sabahın köründe ver her gün traş olmak artık bir noktadan sonra traş olmaktan nefret ediyorsunuz. Ufak bir ayrıntı; gittiğim acemi birliğinde çeşmelerden sıcak su akıyor idi ;) hoş sonradan hepsini değiştirdiler su yetmiyor diye :P Peki traştan sonra ne geliyor kafa yoran,  tabii ki içtima denen ne olduğu anlamsız boş boş saatlerce evet abartmıyorum saatlerce aynı hizada beklenilen -komutanların keyfine kalmış oturup ayakta durmanız- saçma şey. 

uyan - traş ol - acele edersen çayın sıcağına da yetişirsin istihkakını da alırsın geç kalırsan aç kalırsın :D hoş kantinler var sabah tost vs çıkaran özel işletme ama. Askeriyenin kendi kantini çok ucuz atıyorum magnum dondurmayı 1 TL ye yiyebilir teneke kolayı 1 TL ye içebilirsiniz falan ama tost yapan kantinler özel idi, dışarıdan alış veriş yapıyor gibi pahalı idi. 

Veeee şekeri önceden atılmış demir sürahiler ile doldurulan yine demir bardaktan çay içmeye çalışıyorsunuz :D benim ilk yaptığım ilk çarşı iznimde gidip cam brdaktan miss gibi bir çay içmek oldu ki cidden özlüyorsunuz. Şerbet kıvamında çay seviyor iseniz içiniz :) 

Her neyse bizim anfinin etrafında toplandık yine sıraya girdik ve beni takip edin dedi rütbeli bir uzman. Revire geldik asker öncesi beynim içinde dönen ve nasıl frıtabilirim acaba dediğim olaya yaklaşmıştık artık :) Fırtmak istememin sebebi tabii ki de İĞNE :)

Peki REVİR nasıl bir yer - İlk izlenim...

Kendilerince haklı sebepleri olabilir ama benim gözümde hiç bir haklı yanı olmayan,

İnsana insan muamelesi gibi davranılmayan ve adeta hızlıca kontrolden geçirilen hayvan gibi muamele gördüğümüz, 

- 1000 e yakın yeni katılım var e haliyle bu tarz muayene yapalım ki yetişsin başka ne yapabilirler gibi kulağa mantıklı gelip aslında hiç mantıklı olmayan,

olaylar silsilesi. Sanırsınız ki orada bulunanları BABALARININ HAYRINA getirmişler de emeklerinin karşılıklarını almadıkları için veya İŞLERİNİN O OLDUĞUNU unuttukları için sizlere o tarz muamele yapıyorlar BİMER aracılığı ile olayları şikayet edebilirsiniz aslında o kadar ki sinirleniyorsunuz gördüğünüz o muamele sonucu ama herkes gibi ben de aman ne uğraşıcam bir an önce olsun da bitsin şu ZORUNLU ASKERLİK maceram diyerek sabır ettim.

20 kişilik gurplar halinde içeri giriyorsunuz ve beyaz önlükler içerisindeki askeri rütbeli bir doktor sıra sıra geçin yan yana çizilin hadi hadi çabuk ohoooooo geç geç geç

nidalarıyla sizi sıraya geçiriyor ve pantolonlarınız kalsın üstünüzü çıkarın diyor atlet de dahil üstünüz çıplak halde yan yana çiziliyorsunuz sonra alıyor paşam eline dinleme cihazını ve yılların verdiği tecrübe ile !!! sizin kalbinizi dinliyor lol kilolu olanlar varsa bir tek sen ayrıl diyip odaya gönderiyor. Bu ne olduğu belirsiz FORMALİTEDEN sağlık kontrolünden sonra paşamız sağlık karnenizi hızlı bir şekilde imzalayıp ne idüğü belirsiz bir surat ifadesi ile size teslim ediyor ederken de şifaen soruyor 

sağlık sorunun var mı

gözlük kullanıyor isen - kaç derece, sorunun ne gibi sorup sağlık karnenize bişeyler karalıyor ben kullandığım gözlüğü de takıp gittiğim için ki normalde kullanmıyorum ama askeriyede belki silah vermezler diye :DDD takıp gittim bana da sordu bende şöle şöle böle böle diyince karneme bir şeyler yazıp tekrar geri verdi aynı ifade ile. 

beni askeri hastaneye sevk etmiş oradan çıkınca karneyi elimden aldıklarında söylediler yani bir probleminiz var ise bildirin hemen askeri hastaneye sevk ediyorlar

Sonra evet sıra ile çıkıyorsunuz şimdi hadi çabuk olm ben üstünü giy dedim mi hadi çabuk gibi emirlerle dış kapıya doğru ilerliyorsunuz ve kapıda elinde bildiğiniz İNCE KENARLARI BOYAMAK İÇİN KULLANILAN RULO ile bir ASKER sizi bekliyor şöyle bir durum;




rulonun ucunda sarı bir şey var eter desem eter midir bilemicem ama askerimiz sağ olsun iğne vurulacak bölgeye sürmek yerine dirsekten omuza kadar baştan başa boyuyor her iki kolunuzu da. Sonradan çocuğun haklı olduğunu anlıyorsunuz tabi :)

Gördüğüm manzara şu;

bir sandalya (Allah'tan onu düşünmüşler) sağ yanında bir asker, sol yanında bir SURATSIZ MEYMENETSİZ bir hemşire karşısında yine ona keza biraz daha güler yüzlü HEMŞİRE.

Siz yeni yetme asker adayları sandalye oturmanızla kalkmanız bir oluyor zira O MEYMENETSİZ HEMŞİRE YİNE BABASININ ZORUYLA YAPIYORMUŞCASINA kolunuza dahi bakmadan ezbere batırıyor iğneyi Allah' tan öncesinde havasını alıyor almasına da o da alayım derken ilacın yarısı zaten havaya uçuyor  O KADAR UMURSAMAZ sonra damara denk gelmiş yanlış iğne olmuş yok efendim iğne kolunuzda kırılmış kimin umrunda SUÇ NASIL OLSA SİZE BULUNUR

ben bunları izleye izleye sıra bana geldi ve sandalyeye oturdum ufak bir ayrıntı hemşirenin vurduğu taraf hep kanıyor vurulup sırası geçen askerlerden görüyorum yani beni de kan tutuyor ama kime ne di mi? :) Sandalyeye oturdum ve beni kan tut dur lan noluyor demeye kalmadı 3 ADET iğne çoktan koluma yapılmıştı bile (o.O)

2 tanesini hissetmedim bile 1 tanesini hissettim ve hatta hemşireye bitti mi diye bile sorma ihtiyacı duydum tabi o SİKSEN SİKİLMEZ eleman tınmadı bile

beni beni ogayini öhüm neyse emen dedim kalktım etkilenmediğime sevinerek kan vs yani ama bi baktım benim kolda kanamış :) bu yapılan iğnelerin faydası var zira askerliğiniz boyunca hasta olmuyorsunuz hatta cinsel isteğiniz bile azalıyor yemeklerde değil ama kesin bu iğnelerde var bir şeyler biz onu keşfettik ahahaha 

(ama ne kadar doğru ya da yanlış bilemicem ??? bu sizi meraklandırmak ve gelecek yazıyı 4 gözle beklemeniz için yazılmıştır :D)

Son olarak iğne olayı bittikten sonra size MAVİ bir hap veriyorlar :D bunu akşam tok karnına için diye verme sebepleri de iğnelerin çeşitli bünyelerde Ateş yapması onu önlemek içinmiş ben her ihtimale karşı içmedim şükür bir şeyde olmadı.

Bu kısmı da atlattıktan sonra RDM denilen yere geçiyorsunuz ki RDM'yi çok duyacaksınız işte RDM li asker vs den. RDM (Rehberlik Danışma Merkezi) RDM li asker demek psikolojik sorunları olan veya hapçı esrarkeş jiletçi vs gibi tanımlamarı yapılabilecek asker tipi bakınız sözlük de ne denilmiş;

psikolojik sorunları olan, genelde uyuşturucu esrar vb bağımlılığı olan ve bu nedenle kısmen dokunulmazlığı olan asker. bunlara silah vs zimmet edilmez, sürekli hastanede geçer askerlikleri.

evet durum bu asker öncesi tecrübelilerin telkinleri ile kendini RDM miş gibi gösterip RDM olan da var gerçek manada RDM olan da bolca göreceksiniz merak etmeyin ;)

burada sizi güzel bir psikolojik muayeneden geçiriyorlar askerliğe ne kadar elverişlisiniz diye (İNANDINIZ MI AHAHAAHAH İNANMAYIN :D)

elinize bir A4 tutuşturulup hemen cevaplayın hepsine yok yazın diyorlar hızlı hızlı soruları cevaplayıp hiç bir problemim yok diyorsunuz ki ilerde kafayı yerseniz bakın efendim kendisi  zamanında ifade etmiş yok demiş demek ki varmış yalan söylüyore diyebilmek için halbusi bire bir görüşülce ne cevvaller çıkacak ortaya lakin 2000 kişi hepsiyle görüşmeye kalksa askerlik orada biter ahahah bu yüzden;

bu gibi işleri askere almadan önce formaliteden değil de ciddi ciddi askerlik şubesi aracılığı ile yapmaları lazım ki bahanecek ülke gençliğinin ruhsal durumu da ortaya çıksın ;)

oha daha askerliğe başlayamadım yahu yaz yaz bitmiyor, neyse gerisi biraz daha hızlı geçecek...

___

Buna ek olarak her ne kadar yakınsak da eskiye nazaran gerçekten de modernleşen tesisler de askerliğimizi yapıyoruz önemli olan oradaki personellerin de egodan uzak üzerindeki üniformanın vermiş olduğu yetkileri gerektiği yerde kullanan insana insan gibi muamele eden kişiler olması. Eskiye nazaran barınak, yemek içmek kılık kıyafet gibi şeyler daha ulaşılabilir ve daha modern sözü getireceğim yer ise bu gibi imkanlar karşısında fazla da mızmızlanıp şehitlerimizin ruhunu sızlatmamak.

bu vesile ile;

Çanakkale Zaferimizi Kutlar, Aziz Şehitlerimizi Rahmet ve Minnet İle Anarım...




devamı için >>>

14 Mart 2014 Cuma

29 Gittim, Yaptım!, Geldim - 2 -


bir önceki yazı >>

evet efendim nerede kalmıştık spor kıyafetlerimiz yukarıda olduğu gibi (o.O) (böyle birileri olsa asker de teskere bırakıp ömür boyu asker olunurdu ya neyse ahaha)

Mümkün olduğunca kısa dönem askerlik yapmaya çalışın gençler, pozitif bir ayrımcılık söz konusu maalesef :/ bizim için iyi gibi görünse de uzun dönem giden arkadaşlara biraz daha eziyet ediyorlar, ağızlarından küfür düşmeyen eğitici personel size karşı daha dikkatli yaklaşıyor zira şikayet mekanizmasını anın da çalıştıracağınızın farkındalar.

Her isteyen de kısa dönem olamıyor; doktor, veteriner, psikolog, bazı öğretmenlik dalları gibi bölümlerden mezun arkadaşlar otomatik olarak 12 ay yapıyorlar, maaşlı falan astsubay olaraktan. Askerlik dairesinde soruyorlar astsubay olmak ister misin istemez misin diye olmak isteyip de evet diyenlere çıkmadığı gibi olmak istemiyorum deyip olanlar da var :)

Ayrıca askere, askerlik eğitimi dışında, askeri rütbelinin yapması gereken işleri kolay kolay yaptıramıyorlar, yeni çıkan yasalar gereği. Yani ben yapmıyorum diyebilirsiniz bilgisayardan anlıyorsun bize yardım eder misin derlerse yapamam dediğiniz de hiç bir şey diyemezler ama yardımcı olmanız sizin için daha hayırlı :D anladınız siz onu :)

Askeriyedeki israfın ise haddi hesabı yok. En azından acemi birliklerindekilerin, zira kısa ve uzun dönemler toplam 3000 kişi falandık efendim, depodan çıktıktan sonra neymiş geri depoya girmezmişmiş bu yüzden en basitinden yarım teneke yeni açılmış zeytin her gün hooopp çöpe kalanı koyalım yarın da çıkaralım olayı yok :/ özellikle acemi birliği dedim esas birliğinizde bu tarz bir sorun olmuyor

her neyse ben hazırlığımı yapıp acemi birliğime teslim olmak için yola revan oldum çeşitli düşünce ve neyle karşılanılacağını bilmeden. 

İpin ucundan tutunca sonu bir şekilde geliyormuş merak edilecek bir şey yok yani :)

Birliğin kapısında, aileler ağlaş zırlaş çocuklarını peygamber ocağına teslim ediyorlar idi :) ben de gittiğim ili gezip tozup yöresel yemeklerini de yedikten sonra (yemeklerini yedim sadece aklınıza başka şeyler gelmesin lütfen :D) saat 16:30 gibi kapıdan giriş yaptım. Kapıda sizi güler yüzle karşılayıp hemen yanınızdaki bavulları arama işine koyuluyorlar. Kesici delici yakıcı (lol) malzeme var mı telefon falan var mı diye soruyorlar bir taraftan da bavulunuzu didiklerken, siz sivil hayatın da vermiş olduğu iç güdü ile;

- yok hocam ne arasın 

diyebiliyorsunuz :D Hoca yok artık o sivilde kaldı artık komutanım diyeceksin diyolla (o.O)

neyse ilaç kullananız var mı diyip ilaçları teslim etmenizi istiyorlar siz teslim edin sonra gider revirden alırsınız diye. Ben de teslim ettim ama revirden almaya gittiğimde, onlar imha edildi tekrar almanız gerekecek, tekrar revire çıkmanız gerekecek denildi (o.O) alın size 2. israf noktası.

Kapıda kayıt yapılıp hangi bölüğe düştüğünüz söyleniyor benim birlikte 3 adet bölük vardı kısa dönem olan ve ben 1. bölüğe düştüm dışarıda ise millet bölük bölük toplanıyor 

- 1 mi yok burası 2 hee tamam
- ehi 1 burası mı yok 3 burası şuradaki toplaşanlar 1
- hımm tamam

1. bölük diye tabir edilen topluluğun yanına yaklaşıp selamlaşıyorsun falan, meslek memleket derken toplam 15 - 20 kişilik grup oluşunca usta asker tabir edilen oranın gediklisi asker geliyor ve sizi bölüğünüzün olduğu yere götürüyor. Dakka bir gol bir hemen sıraya geçiyorsunuz ve askeriyenin olmazsa olmaz sıra sistemi ilk dakikadan sizi karşılıyor.



Bizim bölüğe ait eğitim alanının, anfinin ve kayıt yerinin olduğu yere geldik şöyle söyleyeyim benim kayıtım gece 01:00 gibi bitti anca sıra geldi bir kaç evrak kimlik vs doldurulması derken size anca sıra geliyor bir de kapıda elime bir kağıt tutuşturmuşlardı işte hangi saatte ne yapılıyor falan diye hımm diyip kıvırıp arka cebime sokmamla birlikte bir adet komutan;

Onu okuyun diye verdik 

demesin mi (o.O) atarlanıp :D ben o hengamede belki tek başıma kalınca sakin kafayla okuyacam sana ne? diyemedim tabi lol

aynı gün künye numaralarımız verildi koğuş yataklarına falan künyeler yazılmış dolaplara yazılmış zaten dolapları 2 şer kişi kullandık her şey hazır mis gibi temiz yatağıma yattım ve başımı koymamla uyumam bir oldu zaten (mis gibi nevresim takımlarının nasıl mis gibi olduğunu acemi askerliğim bittiği anı anlatırken size anlatıcam :D)

o zamana kadar kısa bir mola :)

(sizde pek merak ediyorsunuz da sanki laf benimkisi de :D )

devamı >>>
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
back to top